Bebeğin ilk 48 Saatinde Neler Olur?

Bebeğin İlk 48 Saati

Bebeğiniz, hayatı boyunca karşılaşacağı en zorlu savaşlardan birinden çıktı. Doğum kanalından
itilip dünyaya gelmek hiç de kolay bir iş değildir. Bazen annenin veya bebeğin yardıma ihtiyacı
olabilir ve vakum ekstraksiyonu veya forseps ile doğum yapılabilir ya da Sezaryen ameliyatı
gerekebilir. Bebeğiniz nasıl gelirse gelsin, onunla karşılaşmak muhteşem bir deneyimdir!
Yeni doğmuş bir bebek inanılmazdır. Dünyaya ilk adımını attığında, bütün önemli organları çalışır
haldedir. Görebilir, duyabilir, koku alabilir, tatları algılayabilir ve hissedebilir. Neler olduğu
konusunda bir fikri yokmuş gibi görünse de, etrafında olan olaylara karşı son derece hassastır.

yenidoğan bebek neler yapar

Yeni Doğmuş Bebek Neye Benzer?

Siz de diğer birçok yeni anne-baba gibiyseniz, bebeğinizi gördüğünüzde yaptığınız ilk şey, baştan
aşağı bütün vücudunu incelemektir. Neye benziyor? Saçları var mı? El ve ayak parmakları tam mı?
Sağlığı yerinde mi? Bu endişeler evrenseldir- kendi çocuklarımız doğduğunda, biz de aynı şekilde hissettik.
Bebeğiniz ortalama olarak 3-4 kilo ağırlığında ve 45 ila 55 santim uzunluğunda olacaktır.

Kafası ve Yüzü

Bebeğin yüzünün şiş, başının hafifçe şekilsiz, hatta “ezilmiş” veya “koni” gibi durduğunu
görebilirsiniz. Bu normaldir, çünkü aslında birkaç kemikten oluşan kafatası, doğum kanalından
geçiş sırasında biçim değiştirmiştir. Başının büyük olduğunu düşünebilirsiniz; gerçekten öyledir!
Bu dönemde başı vücudunun yüzde 25’idir ve doğum kanalından geçerken kafatasının biçim değiştirmesi de bu yüzdendir.
Bebeğinizin yüzü kavgadan çıkmış veya yüzüstü bir yerden kaymış gibi görünebilir. Burnu düz
olabilir ve çenesi yerinden oynamış gibi görünebilir. Yüzünde yer yer çürüklere rastlayabilirsiniz.
Kaşlarının üzerindeki deri kırışık ve gevşek, gözleri şiş ve kanlı olabilir. Biçimi bozuk kafasında
olduğu gibi, bu da doğum mücadelesinden kaynaklanır. Ama bunlar birkaç gün içinde düzelir.
Gözleri mavi ya da koyu renk görünebilir ama altı aylık olana kadar gerçek rengi ortaya çıkmaz.
Kafasının tepesindeki iki yumuşak noktaya bıngıldak adı verilir. Biri tam tepesine yakındır; o
noktada nabız atışını görebilir ve hissedebilirsiniz. Diğeri alnının üzerindedir. Kemikler birbirine
yaklaştıkça ve sertleştikçe, bu noktalar kaybolur ve yumuşak bir şekilde dokunulmasında bir sakınca yoktur, çünkü koruyucu bir zarla kaplıdır.
Bebeğin başının tepesinin hafifçe şiş ve renginin bozulduğunu fark edebilirsiniz. Bu durum, başının
annenin rahim ağzına ve doğum kanalına doğru itilmesinden kaynaklanır. Bu durum da kısa süre
içinde kaybolur; geçen her saat içinde daha iyi görünür ve genellikle birkaç gün içinde siz eve gidene kadar normale döner.

Saçları varsa, rengi sizi şaşırtabilir.

Bu saç genellikle geçicidir. Gerçek saçı (kalıcı olan) yakında
uzamaya başlayacaktır ama bazı bebekler bir yaşına (hatta daha sonrasına) gelene kadar kalıcı saç çıkarmazlar.

Bebeğinizin ağzında birkaç kabarcık görebilirsiniz.

Sertleşen veya nasırlaşan bölgeler olup
olmadığını görmek için el parmaklarını kontrol edin. Çoğu bebek, anne karnındayken
parmaklarından birini emer; eğer böyle bir durumla karşılaşırsanız, muhtemelen sizin bebeğiniz de
aynı şeyi yapmıştır. Bebeğinizin üst dudağında emme çıkıntısı gelişmiştir ve bu dudağı
sertleştirerek göğüs ucunu veya biberon emziğini yakalaması kolaylaşır. Çenesi titriyor, kol ve
bacakları sallanıyorsa, kaslara gerektiğinden daha fazla elektrik sinyali gidiyor ve bu da istem dışı
hareketlere neden oluyor demektir. Bu normaldir ve birkaç ay içinde hareketler azalır.

yenidoğan bebek nasıl görünür

Bebeğin Teni

Daha sonra bebeğinizin tenini incelersiniz. Çoğu bebeğin vücudu kalın, beyaz ve mumlu bir
tabakayla kaplıdır ve buna verniks denir. Bu tabaka, bebeği anne karnındayken korur.
Temizlendiğinde, teninin altındaki hâlâ ince olan damarları görürsünüz. El ve ayak derileri
soyulabilir. Üzerinde doğum lekeleri olabilir.
Beyaz bir bebeğin teni, morumsu veya pembemsi gri olabilir. Bebeğin ten rengini belirleyen
pigmentler, doğumdan birkaç saat ve hatta birkaç gün sonrasına kadar kendini belli etmeyebilir.
Birçoğu, zamanla koyulaşan açık renk tenle doğar. Eğer bebeğin ten rengi biraz mavimsiyse, bunun
nedeni solunum yollarındaki muküs olabilir. Sümüğün çoğu burundan dışarı atılır ve geri kalanı da öksürükle temizlenir.
İkinci veya üçüncü gün, teninde sarımsı-turuncu bir renk belirebilir; yeni doğan bebeklerin yaklaşık
yarısı, sarılık geçirir. Bu rengin nedeni, bebeğin karaciğerinin kan hücrelerindeki maddeleri
çözememesidir ve birikmesi de tenin sarımsı ya da turuncumsu bir renk almasına neden olur. Genel
olarak bu durum bir hafta ya da on gün kadar devam eder. Bebek anne sütüyle besleniyorsa, bu durum daha uzun sürebilir.
1. Hafta ile ilgili bölüme bakınız.

yeni doğan bebeğin elleri

Bebeğin Diğer Kısımlarını İncelemek

Bebeklerin el ve ayakları o kadar küçüktür ki sizi şaşırtabilir. Muhtemelen ellerini sıkı yumruklar
halinde tutacaktır. Tırnakları kağıt inceliğinde olabilir; şimdiden kesilmeye ihtiyaçları varsa sakın
şaşırmayın. Bacakları genellikle karnına çekik halde durur; buna fetal pozisyon denir. Eğer hafifçe
çekip açarsanız, bacaklarının biraz kısa olduğunu görebilirsiniz. Bıraktığınızda ise, yaylıymış gibi
hemen eski yerlerine gelirler. Bu dönemde ayakları sadece topuk kemiğinden ibarettir. Ayaklarının
geri kalanını oluşturan kıkırdakların kemiğe dönüşmesi zaman alacaktır. Fıstık biçimli ayakları içe dönük olabilir.
Karnı özellikle göze çarpan bir kısım olacaktır. Ama şişkinliğin nedeni yağ değildir; kas tonunun
henüz belirlenmemiş olmasıdır. Gelecek birkaç ay içinde hareketlendikçe, bu da kaybolacaktır.
Bebeğinizin cinsel organı şişkin ve büyük görünebilir; bu her iki cinsiyette de olur. Kız bebeğin
cinsel organından sıvı süzülebilir. 1. Hafta ile ilgili bölümü okuyun ve sakın endişelenmeyin; bu
normaldir ve birkaç gün içinde geçer. Bu semptomun nedeni, annenin plasentadan geçen hormonlarıdır.
Bazı durumlarda, bebekte kemik kırığı, ufalanması ya da çıkık görülebilir. Bu tür durumlar kalıcı
sonuçlar doğurmadan iyileşir ve genellikle sadece sargı bezi bile tedavi için yeterli olabilir. Eğer
bebeğinizde bu tür bir durum varsa, onu kucağınıza alırken çok dikkat edin. Soyup giydirme
işlemleri çok büyük bir dikkatle yapılmalıdır, banyonun biraz beklemesi gerekebilir.
Bebeğinizin topuğu genellikle kan örneği almak için kullanılır ve dolayısıyla, biraz şiş veya
çürümüş gibi görünebilir. Kalçalarında eklemler gevşektir ve kıpırdarken çıtırtılar duyabilirsiniz.
Bu da normaldir ve nedeni annenin hormonlarıdır. Çocuk hekimi kalça çıkıklığı olasılığına karşı
bebeği kontrol eder ve böyle bir durum varsa tedavi edebilir.
Bebeğin kaburga kemikleri arasında sert bir şişlik hissederseniz, bunun nedeni gelişme sürecindeki
kemiktir. Çok geçmeden kas ve yağla kaplanarak normale dönecektir, bu yüzden endişeye gerek
yoktur. Bebeğinizin karın bölgesinden geçen sığ bir bölge de olabilir. Bunun nedeni, karnın iki
tarafındaki kas yığınlarının arasındaki açıklıktır; henüz yeterince gelişmemişlerdir ama bebek büyüdükçe bu da tamamlanır.

Bebeğin bağırsakları

Asla hayal etmemiş olsanız bile, bebeğinizin bağırsaklarıyla yakından
ilgileneceksiniz. Bunun anlamı sadece altını değiştirmek değil; bebeğinizin dışkısı sağlığının göstergesi olabilir.
Bebeğinizin ilk dışkıladığına mekonyum adı verilir. Hücresel madde ve sindirim sistemindeki diğer
maddelerden oluşur ve sarı-yeşil, kahverengi veya siyah katran gibi görülebilir. Bebeğiniz
doğumdan sonraki ilk 48 saat içinde normal sindirim başlamadan önce, anne karnında birikmiş bu
maddeden kurtulmak zorundadır. Eğer bu olmazsa, doktor bağırsak tıkanıklığından endişelenebilir.
Bebeğiniz mekonyumu çıkardıktan sonra, dışkısı sarı-yeşil bir renge bürünür ve kuş pisliğine
benzer. Eğer bebek anne sütüyle besleniyorsa, dışkısı hazır mamayla beslenen bir bebeğinkinden farklı görünecektir.

Bebeğin Duyuları

İnanılmaz gibi görünebilir ama doğumdan kısa süre sonra, bebek annesinin kokusunu ve sesini
tanıyabilir. Bebeğiniz daha anne karnındayken bile, sese, ışığa ve ısıya karşı duyarlı haldedir. Dışarı
çıktıktan sonra duyu organları hızla gelişir. Daha önce sözünü ettiğimiz gibi, duyabilir, görebilir,
hissedebilir ve tat algılayabilir. İlk 48 saat içinde duyu organlarının durumunu bir inceleyelim.

dogum-sonrasi-neler-yapılmalı

Bebeklerde Tat Alma Duyusu

Bebeğiniz doğduğunda, ilk olarak tatlı şeyleri ister ve hazır mama ya da anne sütü bunu
karşılar. Acı, tuzlu ve ekşi tatları daha sonra ayırmaya başlar. Bu dönemde, acı ve ekşi tatları ayırabilir.

Bebeklerde İşitme Duyusu

Bebeğin işitme duyusu pek gelişmemiştir. Kulaklar kısmen olgunlaşmamış olduğundan,
sizin duyabildiğiniz frekansları duyamaz. İnsan sesi de dahil olmak üzere, düşük frekanslı sesleri
algılayabilir. Araştırmalar, bebeklerin insan sesini diğer tüm seslere tercih ettiğini göstermiştir.
Bebeğin işitme duyusunun gelişmesine yardımcı olmak için, sık sık yavaş ve abartılı bir sesle
onunla konuşun. Bu paylaşım ikinizin de hoşuna giderken, işitme duyusunun gelişmesine de yardımcı olursunuz.
Koku duyusu: Araştırmacılar, bebeğin koku duyusunun doğum anında yeterince gelişmiş olduğuna inanmaktadır. Doğumdan birkaç saat sonra, bebek beslenmek için annesinin meme ucunu bulmak amacıyla burnunu kullanacaktır. Şaşırtıcı bir şekilde, bebeğin koku algısı rahim içindeyken gelişmiş
olabilir; belli yiyecek tatları ve kokuları – sarımsak gibi – bebeğe ulaşabilir. Eğer sarımsak ve soğan
seviyorsanız, bebek onlara zaten aşina olabilir! Eğer anne sütüyle besleniyorsa, bu paylaşım devam
eder, çünkü yiyeceklerin tatları süte geçer.
Bebeğiniz büyüdükçe bazı kokuları öğrenir. Hangilerinin “güzel” – örneğin yiyeceklerle ilgili olanlar – ve hangilerinin sevimsiz olduğunu ayırmayı öğrenir.

dogum-sonrasi-degisiklikler-ve-bakim

Bebeklerde Dokunma Hissi

Bir bebek, doğumdan itibaren dokunmaya karşı duyarlıdır; teni, vücudunun en geniş
organıdır. Kendisine yakın olanların dokunuşunu tanımakta gecikmez. Dokunuşunuz onu yatıştırabilir ya da uyarabilir.
Bebeğinize nasıl dokunacağınızı bilmek önemlidir. Bebek, sağlam bir dokunuşu sever, çünkü bu
ona kendini güvende hissettirir. Ayrıca, okşanmayı ve masaj yapılmasını da sever; ilk 6 haftada
çeşitli masaj tekniklerini eklememizin nedeni budur. Bebeğinize masaj yapmanın hem size hem de
bebeğinize yararı vardır. Araştırmalar, uyku saatinden 10-15 dakika önce masaj yapılan bebeklerin
daha iyi uyuduğunu ve daha az sinirli olduğunu ortaya koymuştur.

Bebeklerde Görme Duyusu

Gözler doğum anında bir hayli gelişmiş olabilir ve birçok şeyi görebilir. Ama bebeğin
beyni henüz yeterince gelişmemiştir ve dolayısıyla, bir yetişkin kadar iyi göremez. Bu yüzden
bebeğin görmesi için herhangi bir nesneyi çok yakın – 20-30 santim – tutmanız gereklidir. Işığı
karanlıktan ayırabilir ve siyah-beyaz şekilleri tercih eder. Eğer bir nesneyi ondan uzaklaştırırsanız,94
gözleri şaşı olabilir. Göz kasları, henüz iki gözünü de aynı nesneye odaklayabilecek kadar
gelişmemiştir.

Comments

So empty here ... leave a comment!

Yaz Yazabildiğin Kadar

Sidebar