Çocuk Sahibi Olmak İçin Alternatif Çözümler

Suni Döllenme (Rahimiçi aşılama)

suni döllenme ile bebek sahibi olmak

Masturbasyon yolu ile erkekten (eşten) alınan sperm numunesi, labaratuarda özel yöntemlerle hazırlanıp özel bir kateterle rahim içine yerleştirilir. Bu işlem gebelik şansını arttırmak amacıyla yumurtlama zamanına çok yakın tarihte yapılmalıdır. Suni dölleme yöntemi çocuğu olmayan her çiftin fayda göreceği bir yöntem değildir. Sperm analizlarinde, sperm sayısı yada hareketliliği az olan hastalarda, rahim ağzındaki salgının spermlerin yaşaması için elverişsiz olan kadınlarda ve impotansı olan erkeklerde bu tedavi yöntemi yararlı olabilmektedir.

Tubal Cerrahi ile Bebek Sahibi Olmak

Tubal Cerrahi

Gebelik oluşabilmesi için en az bir tüpün (tuba) açık ve normal fonksiyon görüyor olması lazımdır.
Yumurtanın tüplere alınması ve rahime ulaştırılabilmesi için, tubaların uç kısmındaki fimbrianın ve tüpün içini döşeyen epitelin (cilia) normal olması gerekmektedir. Tüplerde tıkanıklık olması yada cilier epitelin fonksiyonunu kaybetmesi ya gebeliğin oluşmasını engeller ya da dış gebeliğe yol açar. Tubal tıkanıklık ve yapışıklıkların en önemli sebebi enfeksiyondur. Akut apandisit ameliyatlarından, doğum kürtaj veya düşük sonrası gelişen enfeksiyonlardan yada bazen sessiz bile seyredebilen genital enfeksiyonlardan sonra tüplerde tıkanıklık ve yapışıklık oluşabilir. Mikro cerrahi tekniklerle, uygun vakalarda ameliyatla tüplerde tıkanıklığın ve yapışıklıkları açılması mümkün olmaktadır.
Ameliyatın yapıldığı merkez, cerrahın deneyimi ve tüplerdeki problemin derecesi;
ameliyatın başarısını ve sonraki gebelik şansını etkilemektedir. Bu tip ameliyatlarda dış gebelik sansının arttığıda muhakkak akılda bulundurulmalıdır.

TÜP BEBEK

Tüp Bebek Yöntemi

Tüp Bebek (In Vitro Fertilizasyon)

İlk kez 1978 yılında İngiltere’de Dr. Steptoe ve arkadaşları tüp bebek yöntemiyle başarılı gebelik elde etmişlerdir. Bu yöntem, giderek artan bir popülarite kazanmış ve günümüzde yaygın olarak uygulanmaktadır. Bugün dünyada birçok merkezde uygulanan tüp bebek yöntemi ülkemizde de birçok merkezde yapılmaktadır. Tüp bebek yöntemi her çocuğu olmayan çifte uygulanan bir yöntem değildir. Oldukça pahalı ve komplike bir yöntemdir. Daha önce bahsedilen, tüm kısırlık nedenine yönelik araştırmalar yapılıp, kısırlık sebebi bulunduktan sonra, mümkün olan diğer yöntemleri denenip başarıya ulaşılamadığına, tüp bebek yöntemi tercih edilmelidir.
Bu yöntemin en sık uygulandığı hasta grubu tüpleri tıkalı olan ya da tüplerinde problemi olan hastalardır. Bununla beraber sperm sayısı ve hareketliliğinin normalden az olması, rahim ağzındaki salgının spermler için iyi bir ortam oluşturmaması, ileri derecede endometriozis olması, immunolojik nedenler olması halinde ya da tüm tetkiklere rağmen hiçbir nedenin bulunamadığı vakalarda diğer tedaviler denendikten sonra tüp bebek yöntemi denenebilir. Tüp bebek yönteminde başarı şansı dünyanın en iyi merkezlerinde bile %30 ile %35 oranında değişmektedir. (Bir kez uygulandığında o çiftin canlı bebek doğurma şansı) Elbette kısırlık nedenine göre başarı şansı da değişebilmektedir. Genellikle en yüksek başarı, tüplerde tıkanıklık dışında hiçbir problemi olmayan çiftlerde elde edilmektedir. Kadınlarda 35 yaşından sonra gebelik oranı giderek azalmaktadır. 40
yaşından sonra ise hem gebelik şansı azalmakta, hem de düşük yapma, ölü doğum yapma şansı artmaktadır. 40 yaşını geçen kadınlarda tüp bebek yöntemiyle canlı bebek doğurma şansı en iyi merkezlerde bile %7 civarındadır.
IVF tedavisinde basamaklar yumrtalıkların uyarılması, yumurta toplanması, inseminasyon, döllenme, embryo kültürü ve embryo transferidir.

Yumurtalıkların Uyarılması

Ovulasyon indüksiyonu olarak da bilinen yumurtalıkların uyarılması sırasında ovulasyon ilaçları veya fertilite ilaçları yumurtalıkları uyararak her ay normalde oluşan tek yumurtanın aksine daha fazla yumurta gelişmesini sağlar. Çok yumurtaya ihtiyacın olması yumurtalar toplandıktan sonra
bazı yumrtaların döllenememesi veya gelişememesi nedeniyledir. Bir yumurtadan fazlasını döllendiği IVF tedavilerinde gebelik oranları daha yüksek bulunmuştur. Günümüzde IVF yumurtlama ilaçları kullanılmadan nadiren uygulanmaktadır. İlacın tipi ve dozu uygulanacak programa ve hastaya göre değişmektedir. Sıklıkla yumurtlama ilaçları 8-14 gün süre ile verilir. Bu ilaçlar klomifen sitrat, insan menapozal gonadotropinleri (hMG), folikül stimule edici hormon (FSH), rekombinant FSH ve LH, ve insan korionik gonadotropin (hCG)dir. Gonadotropin
salgılayıcı hormon (GnRH) agonistleri veya GnRH antagonistleri bu ilaçlarla birlikte erken yumurtlamayı önlemek için kullanılır.
Klomifen sitrat ağızdan alınır, diğerleri enjeksiyon olarak uygulanır. Klomifen sitrat enjektabl
ilaçlara göre daha az kuvvetlidir ve tüpbebek tedavilerinde sıklıkla kullanılmaz. Bir enjektabl ilacın diğerine üstün olduğunu gösteren bulgu yoktur.
Zamanlama IVF sikluslarında önemlidir. Tedavi sırasında yumrtalıklar folikül gelişimini izlemek
için vajinal ultrason muayenesi ile değerlendirilir. Ovulasyon ilaçlarına cevabı ölçmek için kan
örnekleri alınabilir. Foliküller geliştikçe östrojen seviyesi artar ve progesteron seviyeleri yumurtlama olana kadar düşük seyreder.
Kan testleri ve ultrason muayeneleri ile hekim foliküllerin ne zaman yumurta toplanmasına hazır olduğunu belirler. Genellikle 8-14 gün FSH ve/veya HMG enjeksiyonu yeterlidir. Yumurtalıklar hazır olduğunda hCG veya başka ilaçlar verilir. HCG kadının doğal LH artışını taklit eder ve
yumurtanın olgunlaşmasına yardımcı olur. Yumurtalar yumurtlamadan önce toplanmalıdır, genellikle hCG enjeksiyonundan 34-36 saat sonra yapılır. Ancak siklusların %10-20’si hCG enjeksiyonundan önce iptal edilir. IVF siklusları birçok nedenle, genellikle yetersiz folikül
gelişmesi nedeniyle iptal edilebilir. İlaçlara düşük cevap nedeniyle iptal oranları yaş ilerledikçe
artar. Kötü cevaba bağlı redaviler iptal edildiğinde alternatif ilaç stratejilerinin kullanılması yardımcı olabilir.
Ciddi yumurtalıkların aşırı uyarılması sendromu (OHSS) riskini azaltmak için siklus iptal edilebilir.
Gn RH agonisti veya antagonisti ile tedavi hipofiz bezinden LH ve FSH salınımını önler ve erken
yumurtlama riskini azaltır. Bu ilaçlar doğal GnRH’in modifiye formlarıdır. Ancak bu ilaçların
kullanımına rağmen tüpbebek sikluslarının ufak bir grubunda yumurtlama spontan olarak görülebilir. Bu olduğunda yumurtalar karın boşluğunda kaybedilebilri ve siklus iptal edilir.

Yumurtlama uyarılmasında kullanılan ilaçlar

• İnsan menapozal gonadotropinler (hMG) (Menogon)
• Follikül stimule edici hormon (FSH) (Puregon, Gonal-F®, Menopur)
• İnsan korionik gonadotropin (hCG) (Profasi®, Pregnyl®, Choragon, Ovidrel®)
• Klomifen sitrat (Klomen®, Serophene®, Gonaphene)
Erken Yumurtlamayı önleyici ilaçlar
• GnRH agonistleri (Lucrin® and Synarel®)
• GnRH antagonistler (Orgalutron® and Cetrotide®)

Yumurta toplama

Yumurta toplanması transvajinal ultrason eşliğinde aspirasyon ile gerçekleştirilir. Poliklinik
şartlarında gerçekleştirilebilir. Genellikle anestezi eşliğinde yapılır. Ultrason probu vajene
sokularak olgun foliküller belirlenir. Bir iğne vajenden foliküllere doğru ilerletilir. İğnenin bağlı
olduğu vakum aletinin yardımı ile yumurtalar foliküllerden toplanır. Yumurta toplama işlemi
genellikle 30 dakika içinde tamamlanır. Bazı kadınlarda işlemin olduğu gün kasık ağrıları olabilir
ancak bu his sonraki gün azalır. İşlem sonrası yumurtalıklar büyümüş olacağından dolgunluk
ve/veya basınç hissi birkaç hafta kalabilir. Bazı durumlarda her iki yumurtalık da transvajinal
ultrason ile ulaşılamaz. Bu durumda yumurtaları toplamak için laparaskopi gerekir.

Inseminasyon, Fertilizasyon, ve Embryo Kültürü

Yumurtalar toplandıktan sonra laboratuarda incelenirler. En kaliteli olgun yumurtalar IVF kültür
medyumuna koyulur ve inkübatör içinde sperm tarafından döllenmeye bırakılır.
Masturbasyon ile elde edilen meniden sperm ayrıştırılır. Hareketli spermler yumurtalar ile birlikte
inkübatörde bekletilir. Bu işleme inseminasyon denir. Laboratuarda döllenme inseminasyondan bir
saat sonrasında sperm hücresi yumurtaya girdiğinde gerçekleşir. Döllenme oranlarının kötü olacağı
tahmin edilirse mikromanipülasyon teknikleri ile IVF laboratuarında döllenme sağlanabilir.

Intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI), tek bir spermin yumurta içine enjekte edildiği en sık
kullanılan metoddur. İlk kez 1992 yılında Belçika’da Palermo ve arkadaşları tarafından
intrastoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) ile gebelik elde edilmiştir. ICSI yönteminde, çok özel bir
mikroskop altında tek bir sperm, yumurtayı saran zona pellucida geçilerek sitoplazmaya enjekte
edilmektedir. Bu yöntemle elde edilen yüksek döllenme ve gebelik oranları erkek faktörü olan ve
döllenme bozukluğu olan vakalarda yeni bir ufuk açmıştır. Tek bir spermin dahi gebelik için yeterli
olduğu bu yöntemde, döllenme oranı %65, canlı doğum oranı ise %20-25’lerde rapor edilmektedir.
İlginç olarak, klasik tüp bebek yöntemiyle, erkek faktörü olmayan vakalarda benzer başarı oranı
gözlenmektedir. Gelecekte ICSI yönteminin tüm hastalarda klasik tüp bebek yöntemi yerine
uygulanabilirliği araştırılacak ve tartışılacaktır. Son yıllarda gelişen yardımcı üreme teknikleri ile
sperm tahlilinde hiç spermi olmayan olgular için dahi gebelik şansı doğmuştur.
ICSI ile elde edilen gebelik ve doğum oranları klasik IVF ile elde edilenler ile genelde benzerdir.
ICSI öncesi eğer babadan oğula geçebilecek edinilmiş anormallikler varsa genetik danışmanlık önerilir.

Ertesi gün iki pronukleus izlenmesi yumurtanın döllendiğini gösterir. Bir pronukleus yumurtadan
diğeri de spermden gelir. Olgun yumurtaların yaklaşık %40-70’i inseminasyon veya ICSI sonrası
döllenir. Eğer sperm ve/veya yumurta kalitesi kötü ise daha düşük oranlar gözlenebilir. Bazen
döllenme hiç olmaz.

Yumurta toplamadan 2 gün sonra döllenen yumurta 2-4 hücreli bir embryo olur. Üçüncü gün
embryo 6-10 hücre içermektedir. Beşinci günde embryonun içinde bir sıvı boşluğu oluşur ve
plasenta ve fetüse ait dokular gelişmeye başlar. Bu dönemdeki embryoya blastokist denir.

Embryolar yumurta toplanmasından bir ile altı gün sonrasında yerleştirilebilir. Eğer rahimde
başarılı gelişim devam ederse embryo çevresindeki zona pellucidayı yırtar ve yumurta
toplanmasından 6-10 gün sonra rahimin iç tabakasına yuvalanır.
Yardımla tomurcuklanma (AH) embryo transferi öncesi zona pelusidaya ufak delik açma işlemidir.
AH yaşlı kadınlarda veya önceki IVF denemeleri başarısız olanlarda gebelik oranlarını iyileştirmek
için kullanılabilir. Bu durumlarda embryonun yuvalanmasını ve gebelik oranlarını iyileştirse de AH
genç IVF hastalarında faydalı olduğu gösterilmemiştir.

Preimplantasyon genetik tanı (PGT) ailesel geçişli bazı hastalıkları taramak için kullanılmaktadır.
PGT’de gelişen embryodan bir veya iki hücre alınarak belli genetik hastalıklar açısından test edilir.
Hastalıkla ilgili genleri taşımayan embryolar transfer için seçilir.

Embriyo Transferi

Embryo Transferi

IVF uygulamasında sonraki basamak embryo transferidir. Anestezi gerekmez. Ancak bazı kadınlar
hafif sedasyon isteyebilir. Hekim vajinal spekulum ile rahim ağzını belirler. Bir damla kültür
medyum içinde bir veya birkaç embryo transfer kateterine çekilir. Hekim nazikçe transfer
kateterinin ucunu rahiağzından içeri iter, embryoları içeren sıvıyı rahimiçi boşluğuna yerleştirir.
İşlem genellikle ağrısızdır ama bazı kadınlar hafif kasılmalar hissedebilir.

Kriyoprezervasyon Yöntemi

Kriyoprezervasyon (Dondurma)

Embryo transferi sonrası kalan embryolar dondurulabilir. Krioprezervasyon gelecekteki tüpbebek
sikluslarının daha basit, daha az pahalı, ve ilk tüpbebek siklusundan daha az invazif olmasını sağlar.
Kadın yumurtlama tedavisi ve yumurta toplama işlemi yaşamaz. Dondurulduktan sonra embryolar
birkaç yıl saklanabilir. Ancak her embryo dondurma ve çözdürme işlemlerinden canlı çıkmaz ve
canlı doğum oranları dondurulmuş çözünmüş embryo transferlerinde düşüktür. Çiftler tedavi
öncesinde ekstra embryoların dondurulması konusunda kararlarını vermiş ve bilgilendirilmiş onam
formlarını imzalamış olmalıdırlar.

IVF Başarı Oranları

Sonuçlar dikkatli incelenmelidir. Bir IVF merkezinin başarı oranları birçok faktöre bağlıdır ve
kliniklerin başarı oranlarının karşılaştırılması anlamlı olmaz çünkü hasta özellikleri ve tedavi
yaklaşımları klinikten kliniğe değişir. Örneğin programa kabul edilen hastaların tipleri ve siklus
başına transfer edilen embryo sayıları programın istatistiklerini etkiler. Küçük siklus sayılarıyla
hesaplanan istatistikler doğru olmayabilir.

Gebelik oranları ve canlı doğum oranları tanımlarını anlamak önemlidir. Örneğin %40 gebelik oranı
kadınların %40’nın eve bebek götürdüğü anlamına gelmez. Gebelik her zaman canlı doğumla
sonuçlanmaz. Hatta gebek kelimesinin birden fazla anlamı vardır. Biyokimyasal gebelik IVF
sonrası sıktır. Bu gebelik kan veya idrar testi ile doğrulanır ancak ultrason ile tespit edilecek
büyüklüğe gelmeden sonlandığı için görülemez. Klinik gebelik ultrason ile gebeliğin görülmesidir
ancak düşük yine de olabilir. Dolayısıyla farklı kliniklerin gebelik oranlarını karşılaştırırken hangi
tip gebeliğin karşılaştırıldığı önemlidir. Çoğu çift kliniğin canlı doğum oranıyla ilgilenir. Bu
başlayan IVF siklusu başına canlı bebek doğurma olasılığıdır. Gebelik oranları ve daha önemlisi
canlı doğum oranları birçok faktörden etkilenir. Özellikle kadın yaşı önemlidir. Başlayan her IVF
siklusu için canlı doğum oranı 35 yaş altında %30-35, 35-37 yaş arasında %25, 38-40 yaşları
arasında %15-20 ve 40 yaşından sonra %6-10 arasındadır.

TÜP BEBEK RİSKLERİ

Yardımla üreme tekniklerinin medikal riskleri işlemin her basamağına göree değişmektedir.
Aşağıdakiler tüpbebek uygulamalarındaki bazı primer risklerdir.
Yumurtalıkların uyarılması beraberinde aşırı uyarılam riskini taşır. Yumurtalıklar ağrılı ve oldukça
şişmiştir. Karın ve göğüs kafesi boşluğunda sıvı birikebilir. Hastada bulantı, kusma ve iştahsızlık
olabilir. Yumurtlama tedavisi olanların %30’unda hafif derecede OHSS görülür ve basit ağrı
kesiciler ve hareket kısıtlaması ile kontrol edilebilir. Orta şiddetli OHSS’de hastalar karın
boşluğunda sıvı birikir ve gastointestinal semptomlar vardır. Bu kadınlar yakın takip edilmeli ve
basit poliklinik kontrolleri ile oldukça iyi seyrederler. Gebelik olmazsa durum kendi kendine geçer.
Gebelik oluşursa iyileşme birkaç hafta gecikebilir. Hastaların %1-2’sinde fazla kilo alma, karın
boşluğu ve göğüs kafesi boşluğunda sıvı birikmesi, elektrolit bozuklukları, kanın fazla
yoğunlaşması, nadiren kanın pıhtılaşması veya böbrek yetmezliği ile karakterize şiddetli OHSSgelişir. Nefes almak güçleşirse karından iğne ile sıvı çekmek gerekebilir. Şiddetli OHSS olanhastaların hastaneye yatırılması gerekir.
Yumurta toplama ile ilgili riskler vardır.
Laparaskopi anestezi gerektiren her cerrahi uygulama gibi riskler taşır.
İğne ile yumurtaların alınması kanama, enfeksiyon, barsak, mesane veya kan damarına hasar riski
taşır. Bu iğneyi yönlendirmek için laparaskopi veya ultrason kullanılmasıyla aynıdır.
Bazı nadir durumlarda embryo transferi sonrası enfeksiyon olabilir.
Tek bir embryonun üzerinde embryo transfer edildiğinde çoğul gebelik şansı artmaktadır. Çoğul
gebeliklerle ilgili birçok problem vardır. Çoğul gebeliği olan kadınlar haftalar hatta aylarca yatak
istirahati yapmalı veya hastanede kalmalıdır. Erken doğum riski çoğul gebeliklerde yüksektir.
Prematür bebekler uzun süreli yoğun bakıma gereksinim duyarlar ve erken doğuma bağlı hayat
boyu sekeller taşırlar. Bazı çiftler çoğul gebeliğe bağlı riskleri azaltmak için multifetal gebelik redüksiyonu düşünebilir.
IVF gebelikleri tekiz bile olsa artmış erken doğum veya düşük doğum ağırlığı riskine sahiptir.

İlk trimesterde kanama muhtemel düşük veya dış gebelik belirtisidir. Eğer kanama görülürse nedeni
belirlemek için inceleme gerekir. Erken kanamanın IVF uygulanan kadınlarda sık olduğunu öneren
kanıtlar vardır ve kendi kendine gebe kalanlardaki gibi kötü sonuçlar içermezler.

Düşük tüpbebek sonrası, hatta ultrasonla gebelik doğrulandıktan sonra görülebilir.
35 yaşın altındaki kadınların %15’inde ultrason sonrası düşük görülür. 40 yaşında %25 ve 42
yaşında %35 kadında tüpbebek uygulaması sonrası görülebilir.Ayrıca tüpbebek uygulaması %5 oranında dış gebelik riskini de beraberinde getirir.

TÜP BEBEK İÇİN HAZIRLANMA

Tüpbebek uygulaması öncesinde hazırlık işlemlerin uygulamaları kadar önemlidir. Yumurtalık
rezervinin ölçülmesi fertilite ilaçlarına olan cevabın tahmin edilmesi açısından önemlidir. Eğer kan
testleri azalmış yumurtalık rezervi veya fertilite potansiyeli gösterirse başarı şansı kötü olabilir.
Yumurtalık rezervi adet döneminin başında FSH ve östradiol seviyelerinin ölçülmesi ile veya
klomifen challenge test ile belirlenebilir. Yükselmiş FSH ve/veya östradiol seviyesi azalmış gebelik oranları ile ilişkilidir.
Myom, polip veya perde gibi rahimiçi boşluğu anormallikleri IVF öncesi düzeltilmelidir.

Sıvı dolu tıkalı tüp , hidrosalpinks, IVF başarısını azaltır ve IVF öncesi hasarlı tüpün alınması veya
ucunun açılması önerilir.

Tüpbebek uygulamaları öncesinde meni incelenmelidir. Eğer anormallik saptanırsa erkek
infertilitesi konusunda uzman biri ile konsulte edilmesi düzeltilebilir problemlerin veya altta yatan
sağlık sorunlarının belirlenmesinde yardımcı olur.
Örneğin Y kromozomundaki genetik anormallikler bazı durumlarda erkek infertilitesi ile ilişkilidir.
Spermi testisten taşıyan tüpün, vas deferens, olmadığı erkelerde kistik fibroza neden olan genin
taşıyıcılığı olabilir. Bu durumlarda genetik inceleme önerilir.

Masturbasyon ile sperm toplanamazsa elektroejakülasyon, mikroepididimal sperm aspirasyonu
(MESA), perkütan epididimal sperm aspirasyonu (PESA) veya testiküler sperm ekstraksiyonu
(TESE) IVF için sperm toplamak için etkili yöntemler olabilir.

MESA vas deferensi olmayan erkelerde veya vazektomi sonrası sperm bulmak için kullanılır. TESE
testis biyopsisi ile spermin direkt testis dokusundan alınmasıdır. Lokal anestezi ile ofis şartlarında
yapılabilir. Bu metodlarla elde edilen sperm dondurulup saklanabilir ve ileride tüpbebek
uygulaması için çözülebilir.
Yaşam biçimi tüpbebek tedavisi öncesinde irdelenmelidir. Kadınların sigara içmesi başarı şanslarını
%50 azaltmaktadır. Kullanılan tüm ilaçlar tekrar gözden geçirilmelidir çünkü bazılarının
istenmeyen etkileri olabilir. Alkol zararlıdır. Fazla kafein kullanımından uzak durulmalıdır.
Tüpbebek tedavileri öncesinde kadınlar günlük 400mcg folik asit almaya başlamalıdır. Muayene ve
Pap smear gebelik öncesi tedavi edilebilir bazı problemleri belirleyebilir.

BİR TÜP BEBEK PROGRAMINI SEÇMEK

Tüpbebek programı seçerken bilgi çok önemlidir. Dikkate alınması gereken önemli sorular
personelin özellikleri ve deneyimi, tedavi edilen hastaların tipi, maliyet, rahatlık, başlanılan tedavi
siklusu başına canlı doğum oranı ve çoğul gebelik oranlarıdır.
Çiftler bir programı tüpbebek ekibi ile olan ikili ilişkileri nedeniyle veya önerilen tedavi planıyla
daha güvenli hissettikleri için tercih edebilir. Sonuçta sadece gebelik oranlarına bakarak
programları karşılaştırmak uygun olmayabilir.

Güvenilirlik de çok önemlidir. Program Sağlık Bakanlığından ruhsatlı mıdır? Türk Üreme Tıbbi
Derneği üyesi midir? Laboratuar Sağlık Bakanlığından onaylı mıdır? Tüpbebek programları
bünyelerinde üreme endokrinolojisi, laparaskopik cerrahi, sonografi, hormon ölçümleri, doku kültür
teknikleri ve sperm/yumurta etkileşimleri konularında eğitimli personel olmasını zorunlu
kılmaktadır. Hekimler tüpbebek yeterlilik sertifikasına sahip midir? Sonuçlarını Sağlık Bakanlığına
yıllık olarak gönderir mi?
Yukarıdaki uyarılar ve aşağıdaki sorulara verilen cevaplar sizin bir IVF programı seçerken bilinçli
karar vermenizi sağlayacaktır.

Maliyet ve Rahatlık

• Hangi ön tarama testleri gereklidir, maliyeti ne tutar?
• Tüpbebek işlemi ne kadar tutar?, tedavide kullanılan ilaçlar dahil edilirse ne kadar tutar?
• Öncesinde mi ödeyeceğim? Ne kadar? Ödeme ne şekilde olacak?
• Yumurta toplama işlemi öncesinde tedavim iptal edilirse ne kadar ödeyeceğim?
Embryo transferi öncesinde iptal olursa ne kadar ödeyeceğim?
• Embryo dondurma, saklama, ve transfer ücreti ne kadar?
• İşten kaç gün izin almalıyım? Eşim ne kadar izinli olmalı?
• Düşük ücretli konaklamaya ihtiyacım olursa yardımcı olur musunuz?

Program hakkında Detaylar

• Program Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı mı?
• Program sonuçlarını Sağlık Bakanlığına rapor ediyor mu?
• Tedavimde kaç hekim ilgilenecek?
• Bir veya daha fazla tüpbebek sertifikalı hekim var mı?
• Tedavime kendi hekimin ne kadar dahil olabilir?
• Ne tip danışma ve destek servisleri var?
• Problemim olduğunda gece gündüz kimi ararım?
• Embryo donduruyor musunuz?
• Yaş veya bazal FSH limitiniz var mı?
• Mikroenjeksiyon (ICSI) yapıyor musunuz? Ne zaman?
• Yardımla tomurcuklama yapıyor musunuz? Ne zaman?
• Kaç tane yumurta/embryo transfer ediyorsunuz?

TEDAVİ NE ZAMAN BIRAKILIR

Çalışmalar peşpeşe IVF sikluslarında gebelik şansının dört denemeye kadar benzer kaldığını
göstermektedir. Ancak tedavinin sonunu belirlemede psikolojik ve maddi nedenler diğer birçok
faktör dikkate alınmalıdır. Tüpbebek ekip üyeleri çiftlere tedaviyi ne zaman bırakmaları gerektiği
konusunda yardımcı olabilir ve yumurta ve/veya sperm donasyonu gibi diğer seçenekleri anlatabilir.

Comments

So empty here ... leave a comment!

Yaz Yazabildiğin Kadar

Sidebar