Çocukların Gelişim Evreleri – Aşama Aşama Çocuk Gelişimi

Çocukların Gelişim Evreleri Kaç Aşamadan Oluşur

Çocukların gelişim evreleri, günümüz şartlarında, bireysel ihtiyaçları ve toplumun ihtiyaçları doğrultusunda yetiştirilmesi, en önemli önceliklerimizden birini oluşturmaktadır. Sağlıklı toplum oluşturabilmenin bekli de birinci şartı, sağlıklı bireyler yetiştirilmesine bağlıdır. Bu bağlamda, sağlıklı ve kendini gerçekleştirebilen bireyler yetiştirebilmek, büyük bir iş ortaya koyabilmektir. Eğitim bütün olarak ele alınacak olursa, bireyin eğitimi, henüz dünyaya gelmeden önce, çocuk gelişimi ve eğitimi konusunda kendini yetiştirmiş ebeveynlerle olabilecektir. Diğer bir ifade ile anne baba adaylarının belli bir eğitim sürecinden geçmelerinin, gereklilik olduğu anlaşılmaktadır. Anne ve baba adaylarının, evlilik öncesi çocuk gelişimi ile ilgili bilgi sahibi olması, çocuk sahibi olduklarında, çocuklarını eğitmede kolaylık sağlayacaktır.
Çocukların gelişim evrelerini iki ana kısımda incelenebilir; Doğum öncesi ve doğum sonrası.
Doğum öncesi annenin beslenmesi ve psikolojik durumu önemli bir etken olurken, doğum sonrası ise beslenme, eğitsel anlamda davranış boyutları, diğer bir ifadeyle, ana-baba tutumları önemli etkenlerdendir. Her konunun bir bilim disiplinine sokulduğu çağımızda, Pedagoji alanındaki yeni bulguların ışığında, geleneksel çocuk yetiştirme yöntemlerinin yanılgıları ve eksiklikleri giderek daha açık seçik bir biçimde ortaya konmaktadır Çocuklarımız büyümekte ve büyürken de gelişmektedir. Büyüme bedensel olarak gerçekleşen değişimleri ifade etmektedir. Gelişim ise niteliği yani yaşına göre uygun olan yapısal değişimleri kapsar.

Çocukların Gelişim Evreleri

Aşama Aşama Çocuklar

1- Prenatal dönem (Doğum öncesi)

Bir yumurta ve spermin döllenmesi ile oluşan zigot 24 saat içinde mitoz geçirerek iki hücreli
hale gelir. Birinci haftanın sonundan itibaren yeni yapısal değişimlere uğrarlar. Bunlar ‘’endoderm’’,
‘’ektoderm’’, ‘’mezoderm’’ lerdir. Ektodermler, sinir sistemlerini, mezodermden iskelet, kaslar, bağ
dokusu, dolaşım sistemi, endodermden sindirim bezleri, sindirim kanalı epiteli, solunum sistemi epiteli gibi doku ve organlar gelişir.
Üçüncü haftadan ikinci ayın sonuna kadar olan embriyo döneminde çok hızlı bir değişim ve gelişim görülür. Bu dönemin sonunda embriyo, insan organizması için gerekli olan tim iç ve dış özelliklere sahiptir. Yüze ait özellikler oluşmuş parmaklar şeklini bulmuştur. Kalp daha üçüncü haftanın sonunda görevini yapmaya başlamıştır. Bu kısa süredeki embriyo gelişimi, insanı şaşırtacak derecede, gizemli bir şekilde sürmektedir.
Beşinci aydan itibaren iç organlar artık oluşmuştur.

2- Postnatal evresi (Doğum sonrası)

Çocuk gelişimi fiziksel, zihinsel ve psikolojik birçok farklı özelliği ifade eden bir terimdir.
Hamilelik sürecinden, ergenliğe kadar devam eden bu özellikler, birbiri ile ilişkili ve paralel bir seyir izler. Mesela, dil gelişimi, fiziksel ve zihinsel gelişimden bağımsız değildir. Dil gelişimindeki bir bozukluğu incelerken fiziksel ve zihinsel bir aksaklık olup olmadığı test edilir. Dildeki fiziksel bir bozukluk konuşmayı engellediği gibi, çocukta özgüven kaybı, sosyal fobi ve aşağılık duygusu gibi psikolojik sorunlara da yol açabilir.

Çocukların Gelişim Evreleri

Çocukların Gelişim Evreleri İlk Dönem

Çocuk bir yaşından sonra, yani yürüme ve konuşma becerisi kazandıktan sonra inatçı davranışlar göstermeye başlar. Anne-babanın dediğinin tersini yapmaktan ve kuralları çiğnemekten zevk alır gibidir. Anne “Yapma!” dedikçe inadına istenmeyen davranışı tekrarlar. İstenmeyen davranışları tekrarlayan bir çocuğun amacı sizi kızdırmak ve çileden çıkarmak değildir.
Çocuğun niyeti koyduğunuz kuralın veya istemediğiniz davranışın ne kadar önemli olduğunu denemektir. Siz aynı olumsuz davranışa aynı tepkiyi gösterdikçe ve taviz vermedikçe çocuk gerçeği kabullenip sınırları zorlamayacaktır.

Çocukların Gelişim Evreleri

Çocuk benmerkezci (egosantrik) bir kişiliğe sahiptir.

Haz ilkesine göre hareket eder.
Herkesin ona hizmet etmesini ve her isteğinin yerine getirilmesini ister. Yoktan anlamaz, isteğinin
geri çevrilmesinden veya ertelenmesinden hoşlanmaz. Eğer istediği gerçekte ihtiyacı olan bir şeyse
ve temini de mümkün ise anne-baba çocuğu fazla üzmeden ihtiyacını yerine getirmelidir. Çocuktan
her şeyi mükemmel yapmasını beklememeli, küçük yanlışlarını görmezden gelmeli, deneme-yanılma
yapmasına izin vermeli, başarılı işlerini överek öz güvenini güçlendirmeliyiz. İstediği şeyin para ve
zaman yönünden temini zor ve çocuk için de bu şey gereksiz ise sebebini “İstediğin şeye yetecek
kadar paramız yok!” veya “Gecenin bu saatinde bakkal kapalı olduğu için istediğin şeyi alamam!”
gibi açıklama yaparak istediği şeyi temin edemeyeceğinizi anlatmanız gerekir. Buna rağmen
isteğinin yerine getirilmesi için küser, ağlar, tepinir ve avazının çıktığı kadar bağırabilir. Anne-baba oyuna gelip onu susturmak için isteğini yerine getirdiği zaman çocuk ağlayarak veya tepinerek isteğine kavuşmayı öğrenir ve bunu kullanmaya başlar. Kimi anne-babalar çocuğun isteklerine ve davranışlarına sınır koymayı “baskı ile büyütme” olarak algılamakta, “Çocuğum benim gibi baskı altında büyümesin!” diye her isteğini yerine getirmekte, her yaramazlığına katlanmakta, farkında olmadan kural tanımayan şımarık ve zorba bir çocuk yetiştirmektedir. İsteklerine sınır konmayan, aile ve toplum kurallarına alıştırılmayan çocuklar dinin emir ve yasaklarını anlamakta ve uymakta güçlük çekerler.

Çocukların Gelişim Evreleri

çocuklarda-güven-duygusu

Çocuğun ilk ve en temel ihtiyacı güvendir.

Yeni doğan bebek, çevresini, çevresindeki insanları ve hayatı keşfetmeye başlar, anlamlandırmaya çalışır. Çevreye ve anne-babaya bağımlı olduğu bu dönemde; bir yandan ayrışmaya, bağımsızlaşmaya çalışırken, bir yandan da bağlanmaya ve güvenmeye hayati derecede ihtiyaç duyar.

çocuklarda 2. yaş sendromu

2,5 Yaş Çocukların Gelişim Evreleri İkinci Dönem

Çocuğum 2,5 Yaşında, Şu an Neler Oluyor ?

Bu dönemde çocuk kas, kemik ve sinir sistemi yönünden yani fizyolojik olarak hızlı bir gelişme gösterdiğinden uyum sağlamakta zorlanır. Dengesiz, kararsız, olumsuz, her şeye “hayır” diyen isyancı bir kişilik sergiler. Psikolojik yönden de “bağımsızlık çabası” içindedir. Yardım istemez, her şeyi kendi başına yapmak ister; ancak anne ve babaya ihtiyacı olduğunun da farkındadır. Bu yüzden farklı kutuplar arasında gidip gelir. Aşırı hareketlilikten ani bir tembelliğe, ataklıktan utangaçlığa, sahiplenme duygusundan aldırmazlığa, inatçılıktan uysallığa, açlık çığlıklarından iştahsızlığa, tuvalete zor yetişmekten idrarını tutmaya kadar varan dengesizlikler gösterir. Bu dönemde anne ile çocuk arasında en sık çatışmalar tuvalet ve temizlik konusunda yaşanır. Anne-babanın yapacağı en iyi şey bir seneden fazla sürmeyecek olan bu dönemde çocuktan sevgisini esirgememek ve sabretmektir.

çocuklarda 4. yaş sendromu

4 Yaş Çocukların Gelişim Evreleri Üçüncü dönem

Çocuğum 4 Yaşında, Şu an Neler Oluyor ?

Çocuk gelişiminde ilk beş yıl denge ve dengesizliklerin art arda geldiği yaşlardır. Dört
yaşındaki çocuk, üç yaşındaki o uyumlu ve geçimli kişiliğini bırakır, yeniden bir dengesizlik ve
uyumsuzluk içine girer. Her yönüyle aşırılık içinde bulunur. Ölçüyü kaçırma onun en belirgin
özelliğidir. Bu dönemde çocuk kendi başına buyruk, kafasına estiği gibi hareket eden, sağda solda
dolaşan, çok konuşan, durmadan soru soran ancak cevabını dinleme sabrı göstermeyen, başladığı işi
yarım bırakan maymun iştahlı bir çocuktur. Bununla beraber 2,5 yaş çocuğu kadar inatçı değildir.
Oturmaktan ve beklemekten hoşlanmaz. Bedensel ve zihinsel etkinlik ihtiyacı tüm davranışlarına
yansır. Tam olarak ne istediğini bilmez, sık karar değiştirir, bir eylemden diğerine geçer. Anne ve
babayla sürtüşmeye girmesinin, söz dinlemeyişinin, söylenenin tersini yapmasının sebebi
saygısızlıktan değil, bağımsız bir kişilik kazanma çabasından ileri gelmektedir. Arkadaşlık yapmayı,
grup oyunlarına katılmayı sever, ancak kabalık ve sakınmazlık özelliğinden dolayı arkadaşlarıyla
kolayca kavgaya tutuşabilir. Başkalarının duygu ve isteklerini hiçe sayar, aklına geleni yapar ve söyler.

çocuk hayır demeyi bilmeli

Çocuklarda ilk “ hayır ”

Bebeklik ile çocukluk dönemleri arasında bir sınır ve geçiş teşkil eden, yaklaşık 2–4
yaşları arasındaki gelişim dönemi, çocukların ilk “hayır” tepkisinin geldiği dönemdir. Anne,baba ile çocuk arasında yaşanmaya başlayan bu çatışma her ne kadar her iki taraf için de stresli ve
zorlayıcı olsa da aslında gelişimsel açıdan bakıldığında oldukça sağlıklı ve normal bir durumdur.
Çocuk ilk kez, kendisi ile çevresi, kendi benliği ile anne-babası arasına bir sınır koymaya çalışmakta,
bağımsız ve otonom bir birey olma yolunda ilk adımlarını atmaktadır.

6 yaş çocuk psikolojisi

6 Yaş Çocukların Gelişim Evreleri Dördüncü Dönem

Çocuğum 6 Yaşında, Şu an Neler Oluyor ?

Bu dönemde inatçı ve olumsuz davranışlarıyla sanki 2,5 yaş çocuğu geri gelmiş gibidir.
Anne-babalar 5 yaşındaki o uyumlu ve uzlaşmacı çocuğun nasıl olup da böyle zıt bir kişilik sergilediğine anlam veremezler. “Bu çocuğa ne oldu, birden huyu çok değişti?” derler. Altı yaş çocuğu değişmekte olan bir çocuktur. Buna karşın tembel ve kararsız bir görünüm verir. Ne olmak ve ne yapmak istediği konusunda kararsızdır. Anne-babasıyla ve arkadaşlarıyla ilişkilerinde uyumluluk-uyumsuzluk, geçimlilik-geçimsizlik, olumluluk-olumsuzluk arasında gidip gelir. Bu haliyle sanki iki kutuplu bir kişilik sergilemektedir. Beş dakika önce annesini sevdiğini söyler, ancak beş dakika sonra, basit bir sebeple, annesinin yüzüne karşı ondan nefret ettiğini söyleyebilir. Bir geçiş dönemi yaşayan altı yaş çocuğunda psikolojik değişikliklerin yanı sıra dikkat çekici fiziksel değişiklikler de görülür. Süt dişleri dökülür, ilk azı dişi çıkmaya başlar. Kulak-burun-boğaz hastalıklarına, özellikle orta kulak iltihabına, sık yakalanır.
Okula başlaması ile birlikte sosyalleşme becerisi gelişme gösterir. Daha çok arkadaşla ilişki kurar. Anne-babanın dışında yetişkin olarak öğretmeniyle tanışır, bilgisinden dolayı ona hayranlık duyar. Böylece aileye bağımlı çocuğun yerini, bağımsız ve sosyal çocuk almaya başlar.

çocuklarda ön ergenlik

12–13 Yaş Çocukların Gelişim Evreleri Beşinci Dönem (Ön ergenlik)

Çocuğum 12 Yaşında, Şu an Neler Oluyor ? Ergenlik Başlangıcı

İlköğretim yıllarında ailesiyle ilişkileri uyum içinde olan çocukların ergenliğe geçişte davranışlarında ve ilişkilerinde belirgin değişmeler görülmesi anne-babaları şaşırtır. Çünkü anne-babalar çocuk büyüdükçe daha akıllanır, daha az problem çıkarır zannederler. Her şeyin yolunda gittiğini sandıkları bir dönemde birden bire ortaya çıkan huysuzluklara, itirazlara, alınganlıklara ve sebepsiz öfkelere bir anlam veremezler. Her şeye itiraz eden, hiçbir şeyi beğenmeyen, eve dilediği zaman girip çıkan, derslerini aksatan, en küçük uyarılara sert tepki gösteren genç karşısında anne-babanın sabretmesi pek zordur. Çünkü bu hızlı değişmenin ergenlik belirtileri olduğunu bilmezler. Çocuğun kötü arkadaş kurbanı olduğunu, kendilerinden uzaklaştığını, nankörlük yaptığını düşünürler.Nasihatler ve uyarılar bir işe yaramadığı için anne-baba sertleşmeye başlar. Karşılıklı suçlamalar ve bağrışmalar, ilişkileri zora sokar.

çocuklarda-ergenlik-dönemi

Ergenlik dönemi, bir “bağımsızlık savaşı”…

Ergenlikte çocuğunuzu sürekli dinleyin.

Anne-baba ile çocukların arasında stresin ve çatışmaların yoğunlaşmasının muhtemel olduğu bir evredir. Bu evrede, ergen bağımsızlaşmaya, bireyleşmeye ve ayrışmaya çalışır; kendi değer yargılarını, kendi doğrularını kendi prensiplerini ve kendi yolunu belirlemeye ve bunlara sahip çıkmaya çalışır; anne-baba ise, neler olup bittiğinden haberdar olmak, korumak ve yön vermek ister.
Bu dönemde anne-baba ile genç arasında iletişim hayati derecede önem ve anlam kazanır. Savaş veya çatışma yerine, işbirliği ve iletişim kurabilmek çok önemlidir. Sınırlar anne-baba tarafından belirlenmeli ancak mutlaka o limitler dâhilinde ergene seçim yapma, deneyimleme, sorumluluk alma, gerekirse küçük riskler alma ve kendini bulma, kendi ayakları üzerinde durma imkanı ve alanı sağlanmalıdır.

Sonuç olarak;

Anne,baba olmak. Çocuk yetiştirmek. Bir insan yetiştirmek. Herhalde dünyanın en zor ve en karmaşık işlerinden biri. Molası yok, izni yok, tatili yok, emekliliği yok, istifası yok. Çoğu zaman
heyecan verici, coşkulu, keyifli ve ödüllendirici; ama bazen de yıldırıcı, yorucu ve hayal kırıklığına gebe bir iş. 7 gün 24 saat ve bir ömür, ebeveynlik. Mükemmel çocuklar olmadığı gibi mükemmel anne-babalar olamayacağını da unutmayın. “Yeteri kadar iyi” anne-baba olabilirsiniz ancak ve bu da yeterlidir. Güven hissini vermek, ilgi, sevgi ve yakınlığı koşulsuz sağlayabilmek; ancak bunu yaparken de sınırları korumak, belli bir çerçeve içinde tutarlı, kararlı ve yetkili davranabilmek önemli dengelerdir. Hata yapabilirsiniz. Hatalar sürekli ve sistematik hale gelmedikçe ölümcül değildir. Unutmayın ki çatışmalar kaçınılmazdır; hatta çoğu zaman sağlıklı ve gereklidir; doğru değerlendirildiği takdirde yapıcıdır, gelişime ve olgunlaşmaya katkıda bulunur. (Alptekin S)
Anne-baba sabrettiği, çocuğu adam yerine koyup dinlediği, çocuğun her türlü duygusunu dile getirmesine izin verdiği ve onu sevdiğini her vesile ile belli ettiği takdirde, diğer kritik yaşlarda olduğu gibi, gel – gitlerle dolu ön ergenlik dönemi de bir-iki sene içinde geçecek, çocuğunuz eski uyumlu ve geçimli çocuk olarak, size geri dönecektir.

Comments

So empty here ... leave a comment!

Yaz Yazabildiğin Kadar

Sidebar