Kısırlıkta Öykü ve Fizik Muayene Nedir?

Kendi jinekoloğunuz ilk fertilite değerlendirmesini yapabilir veya siz bir infertilite, kısırlık uzmanı
tarafından muayene olmayı seçebilirsiniz. Güvenebileceğiniz ve kendinizi rahat hissedeceğiniz bir
doktor bulmanız önemlidir. Bazı genel kadın hastalıkları doğum pratiği yapan hekimlerin infertilite
tedavilerine özel ilgileri vardır. İnfertilite ve tüpbebek uzmanları ise ülkemizde Kadın Hastalıkları
ve Doğum uzmanlık eğitimi sonrasında Sağlık Bakanlığı’nın onayladığı 6 aylık eğitimi almışlardır.

Kısırlıkta Öykü ve Fizik Muayene

Gebelikte Öykü ve Fizik Muayene
Gebelikte Öykü ve Fizik Muayene

Hekiminize karar verdikten sonra siz ve eşiniz, zaman, para ve hem fiziksel hem duygusal enerji
gerektiren bir takım testleri yaptıracaksınız. Bu testler yapılmadan önce hekiminiz size sorular
soracak ve önceden yaptırdığınız testlerinizi değerlendirecektir. Önceki tıbbi kayıtlarınız ve
tahlillerinizi hekiminizin görmesi tekrar edilen tanı ve tedavilere harcanacak zaman ve paranın
azaltılması açısından önemlidir. Siz ve eşiniz ilk görüşmeye birlikte gitmelisiniz. Bu görüşmede
infertilite incelemelerinin gerektirdiği uyum ve bağlılığın farkına varacaksınız.
Hekiminiz öykünüzü alacak ve hamile kalmanızda güçlüğe neden olabilecek durumları siz ve
eşinize açıklamaya yardımcı olacak sorular soracaktır. İlk görüşmede adet kanamalarınızın sıklığı
ve düzenini, pelvik ağrıyı, anormal vajinal kanama veya akıntıları, pelvik enfeksiyon öyküsünüve
tıbbi hastalıkları soracaktır. Önceki gebelikler, düşükler, ameliyatlar ve korunma yöntemleri ile
ilgili soruları bekleyiniz. Eşinize geçmişteki genital travmalar, ameliyatlar, ilaç kullanımı, önceden
baba olup olmadığı ve tıbbi hastalıkları sorulacaktır. Sizin ne kadar süre gebe kalmaya çalıştığınız,
ne sıklıkla cinsel ilişkiye girdiğiniz, birleşme sırasında kayganlaştırıcı kullanıp kullanmadığınız ve
her ikinizin ailesinde doğum anomalisi olup olmadığı sorulacaktır. Hekiminiz sizin ve eşinizin
cinsel ve üreme öykülerinizi bilmelidir. Önceki ilişkilerinizi sorgulayacaktır. İnfertil çiftlerin
%25inde birden fazla neden vardır. Sizi ve eşinizi etkileyecek tüm faktörlerin değerlendirilmesi önemlidir.
İlk görüşmede infertilitenin duygusal stresini tartışmalısınız. Bunu aile üyeleri veya arkadaşlarınızla
paylaşmanız oldukça zor olabilir. Hekiminizi endişelerinizden haberdar etmelisiniz.
Kadının genel fizik muayenesinden sonra yapılan pelvik muayene, üreme organları hakkında değerli bilgiler verecektir.
Muayenenin adet kanamasının olmadığı bir dönemde yapılması gerekir. Muayene öncesindeki
birkaç gün vajinal duş ve krem kullanımından kaçınılmalıdır.
Jinekolojik muayene ile genital organların durumu ve jinekolojik problemler değerlendirilir. Hasta,
bacaklar her iki yana açık şekilde sırtüstü muayene masasına yatırılır. Öncelikle dış genital organlar
muayene edilir. Kızarıklık, tahriş, kist, siğil olup olmadığını kontrol eder. Çok kısa süren bu işlem herhangi bir acı vermez.

Gebelikte Fizik Muayene
Gebelikte Fizik Muayene

Sonra spekulum adı verilen muayene aparatı ile vajinal duvarlar birbirinden ayrılır ve rahim ağzı
incelenir. Bu muayene esnasında kadınlar hafif bir basınç ve rahatsızlık hissedebilir.

Enfeksiyona ait yakınması ve bulguları olan kadınlardan da mikrobiyolojik inceleme için örnek
alınır. Pap smear testi rahim ağzındaki prekanseröz lezyonları belirlemek için yapılan tarama
testidir. Jinekolojik muayene sırasında rahim ağzından hücre sürüntüsü alınır. Bu hücreler patoloji laboratuvarlarında incelenir.

Bimanuel muayenede hekim eldiven giydiği eli ile vajinayı muayene ederken diğer eli ile karnın alt
kısmına bastırır. Bimanuel muayene ile rahmin şekli, büyüklüğü ve pozisyonu hakkında bilgi
edinilir. Bu muayene sırasında hissedilen ağrı enfeksiyonun göstergesi olabilir.

Ultrasonografik inceleme abdominal (karından) veya vajinal ultrasonografi ile yapılabilir. Karından
yapılacak incelemelerde kadının mesanesinin dolu olması gerekir. Dolu mesane barsakları iterek
üreme organlarının görülmesini kolaylaştırır. Vajinal ultrasonografik incelemeler için mesanenin
dolu olması gerekmez. Üreme organları vajinal ultrasonografi ile daha iyi incelenebilir

Erkek Faktörünün Değerlendirilmesi

Erkek faktörünün nedenleri 4 grupta incelenebilir:

1) Sperm Yapımındaki Bozukluklar: Hipothalamus-hipofiz testiküler aksda fonksiyon bozukluğu, genetik abnormaliteler, germinal aplazi, inmemiş testis, varikosel, yüksek ısıya maruz kalmak (dış etkenler veya ateşli hastalıklar nedeniyle) radyasyon, çeşitli ilaçlar emosyonel stress, enfeksiyon (kabakulak) ve epididymal disfonksiyon.
2) Duktal Faktörler : Konjenital (vasa deferensin olmaması, ejakulator kanalların darlığı, müllerian kanal abnormaliteleri) veya edinsel (enfeksiyöz travmatik) olabilir.
3) Semen Faktörler : Mesane boynu yetmezliğine bağlı geriye boşalma, sperm antikorları ve37 yardımcı bezlerin enfeksiyonları.

kötü cinsel yaşam düşük riskini arttırır
gebelikte cinsel temas

Cinsel Temas ile ilgili Faktörler

İmpotans ejakülasyon yetmezliği, hipospadias, erken boşalma veya sperm öldürücü ajanların kullanılması.

spermin yumurtaya yerleştirilmesi
spermin yumurtaya yerleştirilmesi

Sperm Analizi

Erken faktörünün araştırılmasında sperm analizi belki de tek ve en önemli testdir. Bu test sperm sayısı, spermlerin harekliliği ve spermlerin yapısı hakkında bilgi vermektedir.
Sperm analizi, masturbasyonlaelde edilen sperm numunesinin incelenmesi ile yapılır. Sperm örneği alınmadan önce 48-72 saatlik cinsel perhiz yeterli olmaktadır. Aynı kimsede bile zaman içinde sperm değerlerinde farklılıklar oluşabilir.
Dolayısıyla tanıya gitmeden önce sperm analizi kriterleri şu şekilde özetlenebilir.

1) 2-5 ml arasındaki total hacim,
2) 20 milyon/ml üzerindeki sperm sayısı.
3) % 50 ve üzerinde sperm hareketliliği.
4) % 50 ve üzerinde normal oval yapıda spermler, olgunlaşmamış formların % 3’ün altında. olması.
5) pH’nın 7.2 ile 7.8 arasında olması.
6) Lökositlerin (beyaz küre) 1 milyon/ml altında olması.

Erkek faktörünün incelenmesinde gerekirse kanda follikül stimule edici hormon (FSH), Luteinize
edici hormon (LH) ve testosteron hormonları bakılabilir. Bu hormonların sperm üretiminde ve
olgunlaşmasında önemli rolü vardır. Ayrıca gerek duyulduğunda antisperm antikorları araştırılabilir.

Laboratuar Çalışmaları

Kadın faktörünün araştırılmasına başlanırken belirli hormon tahlilllerinin istenmesi rutin haline
gelmiştir. FSH, LH, TSH prolaktin, östrojen ve androjen seviyeleri araştırılan başlıca hormonlardır.

Hamilelikte Yaşın Önemi
Hamilelikte Yaşın Önemi

Kadın yaşının önemi

Günümüz toplumunda gebeliği ertelemek çok sık bir tercihtir. Son yıllarda geç 30lu ve 40lı
yaşlarda gebelik deneyen ve çocuk sahibi olan kadınların sayısı artmıştır. Eğer hamile kalmayı
erteleyecekseniz doğurganlığınızın 30lu yaşların ortalarında azalmaya başladığını ve 30lu yaşların
sonlarında ise bu düşüşün hızlandığını bilmelisiniz. Bazı kadınlar doğurganlıklarındaki azalmayı 20li yaşların sonları ve erken 30lu yaşlarda yaşarlar.
Doğurganlık yaş ile beraber azalır çünkü yumurtalıklarınızda daha az yumurta kalır ve kalanların
kalitesi de gençken olanlardan daha düşüktür. Yumurtalık rezervinizi gösterecek kan testleri mevcuttur. Bu testlerin en basitinde adet kanamanızın ikinci, üçüncü veya dördüncü günü kanda FSH ve östradiol hormonlarına bakılır. Yüksek FSH hormon seviyesi özellikle 35 yaş üzerinde
iseniz gebe kalma şansınızın düşük olduğunu gösterir ancak bu başarılı bir hamilelik yakalayamayacağınız anlamına gelmez.
Yaşlı kadınların fertilite ilaçlarına cevabı daha düşüktür ve genç kadınlara göre daha yüksek düşük
yapma ihtimalleri vardır. Kromozomal olarak bozuk bir embryo elde etme olasılığı da yaşla birlikte
artar. Gebelik ve doğum oranlarına yaşın belirgin etkisi nedeniyle yaşlı çiftlerin fertilite tedavilerine
daha erken başlamaları ve bazı durumlarda gençlere göre daha agresif tedaviler düşünmeleri gerekmektedir.
Kadınlarda yaşa bağlı infertilite tedavilerinde fertilite ilaçları ve rahimiçi aşılama veya tüpbebek uygulamaları bulunmaktadır.

Yumurtlamanın tespiti

Yumurtlama kusuru infertilite vakalarının %25’inde görülen sık bir nedendir. Yumurtlama,
yumurtalıklarınızdan birinden olgun yumurtanın atılmasını içerir. Yumurtlama sonrası
yumurtalığınız progesteron hormonu salgılar. Adetin başlangıcından 12-16 gün önce progesteron
rahiminizin iç tabakasını yuvalanma için reseptif bir duruma getirir. Eğer düzenli adet görüyorsanız
muhtemelen yumurtluyorsunuzdur. 24-34 günlük adet döngüsü genellikle yumurtlamanın olduğu
sikluslardır. Eğer birkaç ayda bir adet görüyorsanız veya hiç görmüyorsanız yumurtalamıyorsunuz
ya da düzensiz yumurtluyorsunuz demektir.
Bazal vücut ısınızı (BVI) işaretlemek yumurtlamanın gösterildiği basit ve masrafsız bir yöntemdir.
BVI şemasını tamamlamak için her sabah uyandığınızda ağızdan ısı ölçümü yapmalısınız. Bir ay boyunca günlük vücut ısınızı kaydetmelisiniz. Normalde yumurtlamaya bağlı progesteron salınması siklus ortasında 0.5-1.0 °C ısı artışına neden olur. Normalde yumurtlaması olan bazı kadınlarda ısı artışı gözlenmeyebilir.

BVI şeması yumurtlamanın olup olmadığını ve ne zaman olduğunu belirler.
Yumurtlamayı olmadan önce tespit etmek için yumurtlama tahmin araçları kullanabilirsiniz. Bu
idrar araçları yumurtlamadan önce görülen luteinize edici hormonun (LH) artışını saptamaya
yönelik tasarlanmıştır. LH artışı yumurtalıklardan birinden yumurta atılmasını ve progesteron
yapılmasını uyarır. Yumurtlama tespit araçları LH artışını yumurtlamadan 1-1.5 gün önce saptar.
Bu da size ve eşinize gerçekleşecek yumurtlamayı gösterir. Ancak her yumurtlaması olan kadında bu araçları kullanarak tespit edilecek LH artışı bulunmamaktadır.
Normal siklusta progesteron seviyeleri ovulasyondan 7 gün sonra en yüksek değere ulaşır.
Hekiminiz bu dönemde sizden kan testi isteyerek progesteron seviyesini ölçebilir. Genellikle 28
günlük adet döngüsünde kan progesteron seviyesi 19-23.günlerde ölçülür. Artmış progesteron
seviyesi yumurtlamanın olduğunu ve yumurtalıktan hormon yapımının yeterli olduğunu doğrular.

Hekiminiz vajinal ultrasonografi ile yumurtlamanın olduğuna bakabilir ancak bu sık yapılan bir
uygulama değildir. Bu muayene ile yumurtalıklarınızın folikül yapıp yapmadığı değerlendirilir. Bu
foliküller yumurtalık yüzeyinin hemen altında içinde olgun olmayan yumurtaların olduğu sıvı dolu
keseciklerdir. Ultrason ile folikülün bozulduğunu ve yumurtanın atıldığını saptamak mümkümdür.
Endometrial biyopsi rahim içi tabakanın değerlendirilmesi için bazı durumlarda önerilebilir. Pelvik
muayene yapıldıktan sonra rahim ağzı silinir. Küçük bir enstrüman rahim ağzından içeri sokulur ve
küçük bir doku parçası alınır. Bu işlem çok kısa sürer ve hafif bir kramp şeklinde ağrıya yol açabilir.

Adet gelmeden önceki bir dönemde hekiminiz rahim içi tabakasından örnek alır. Alınan doku
patolog tarafından dikkatlice hazırlanır ve mikroskop altında rahim içi tabakasının progesterona
yeterli derecede cevap verip vermediği incelenir. Endometrial biyopsi 28 günlük adetin 26.
gününde, adet kanamasından bir – üç gün öncesinde alınır. Bu zaman progesterona bağlı rahim içi
etkilerinin en maksimum olduğu dönemdir. Endometrial biyopsi LH artışından 12-13 gün sonraya
planlanır. Hekiminiz biyopsi yorumu yapmak için yumurtlama zamanını veya sonraki adetinizin ilk gününü bilmelidir.

Biyopsi ile alınan dokunun mikroskopik incelemesinde luteal faz yetmezliği saptanabilir. Bu da
yumurtlama sonrası yumurtalıktan salgılanan progesterona yeterli cevabın olmadığı anlamına gelir.
Tedavi progesteron verilmesi veya yumurtlama ilaçları ile olur.
Eğer yumurtlamıyorsanız hekiminiz yumurtlama ilaçları önerebilir ve ayrıca nedeni anlamak için
bazı testler isteyebilir. Tıbbi öykünüz ve fizik muayene hangi testlerin gerekli olduğunu belirlemede
yardımcı olacaktır. Ağızdan alınan ilaçlar yeterli olmazsa daha kuvvetli fertilite ilaçları enjeksiyon olarak verilebilir.

Gebelikte Muayene
Gebelikte Muayene

Tüplerin değerlendirilmesi

Gebelik için açık ve fonksiyonel tüpler gerektiğinden tüplerin geçirgenliğini gösterecek testler çok
önemlidir. Tüpleri ve karın içini döşeyen periton zarını ilgilendiren faktörler tüm infertilite problemlerinin %35ini oluşturmaktadır.
Adetin 7 ile 11. Günleri arası testin yapılması için en uygun zamandır. Testin hazırlığı, endometrial
biopside olduğu gibidir. Fakat işlem rönten filmlerinin çekildiği radyoloji bölümünde
yapılmaktadır. Kadın pelvik muayene pozisyonunda dururken rahim ağzına bir tüp yerleştirilir ve yavaşça kontrast madde rahime enjekte edilir.
Kontrast maddenin rahime ve tüplere geçişi, batın boşluğuna dökülüşü aynı anda televizyon
ekranından izlenir. Birkaç röntgen filmi çekilerek tespit edilir. Kontrast madde verilişi sırasında
hafif bir kramp hissedilebilir. Doktorunuzun 1-2 saat önce ağızdan vereceği bir ilaçla bu kramp
önlenebilir. Testten sonraki birkaç saat içinde verilen maddenin geri gelmesine bağlı yapışkan bir
akıntı olabilir. Dolayısıyla pet ya da tampon kullanılması uygun olur. Eğer ilaç tüplerden dışarı
akarsa açıktır. Eğer sıvı uçlardan dışarı akmazsa tüpler tıkalıdır.

Eğer HSGde tüpler tıkalı görülüyorsa hekiminiz size laparaskopi uygulayıp tüplerdeki hasarın
derecesini belirlemek isteyebilir. Eğer tüpler tıkalı, hasarlı saptanırsa bazen ameliyat ile
düzeltilebilir. Bazı tubal problemler cerrahi ile düzeltilebilse de ciddi hasarlı tüpleri olan kadınların
gebe kalması çok güç olduğundan bu kadınlarda tüpbebek uygulamaları daha yüksek gebelik şansı
vermektedir. Kötü hasarlı tüpler sıvı ile dolabileceğinden ve bunun da tüpbebek sonuçlarını
etkilemesi nedeniyle hekiminiz tüpbebek uygulaması öncesinde size tüplerin alınmasını önerebilir.

Gebelikte Öykü
Gebelikte Öykü

Rahimağzının değerlendirilmesi

Rahimağzının bazı durumları fertiliteyi etkileyebilir ancak nadiren tek başına infertilite nedenidir.
Hekiminizin geçmişte rahimağzınıza biyopsi, cerrahi, dondurma ve/veya lazer tedavisi yaptırıp
yaptırmadığınızı, anormal rahimağzı sürüntüsü veya annenizin size gebeyken dietilstilbestrol
kullanıp kullanmadığını bilmesi önemlidir. Rahimağzınızla ilgili bir sorun olup olmadığını
araştırmak için hekiminiz postkoital test önerebilir.

Bu testte rahimağzı salgısı ile spermin birbiriyle olan ilişkisi değerlendirilir. Ancak çoğu hekim bu
testi gebelik oranlarını arttırıcı etkisi bulunmadığı için önermemektedir. Rahimağzı problemleri
antibiyotikler, hormonlar ve rahimiçi aşılama ile tedavi edilir.

Rahimiçinin değerlendirilmesi

HSG testi
Gebelikte HSG testi

Gebelikte HSG testi

HSG testi rahimiçi boşluğundaki defektleri gösterebilir. Tespit edilebilen muhtemel rahim
anomalileri rahimiçi yapışıklıklar, polipler, myomlar ve anormal şekilli rahimiçi boşluktur. Rahim
içindeki problemler embryonun yuvalanmasını engelleyebilir veya düşük olasılığını arttırır.
Rahim anormallikleri salin histerogram (SHG) ile de görüntülenebilir. Bu teste sono-histerogram da
denilebilir. SHG rahimağzından salin enjekte edilerek rahimiçi boşluğunun ultrasonografi ile
incelenmesidir. HSGden farklı olarak SHG rahim duvarı ile rahimiçi boşluğun aynı anda değerlendirilmesine olanak sağlar.

Histeroskopi işlemi nasıl yapılır
Histeroskopi işlemi nasıl yapılır

Histeroskopi

Son yıllarda oldukça popülarite kazanan bu işlem rahim içindeki kavitenin (boşluğun) ışıklı optik
bir aletle gözlenmesidir. Bu yöntemle, rahim içindeki doğuştan anomalilere urlara ve yapışıklıklara
tanı konabilir. Deneyimli ellerde işlem sırasında histeroskopi aracılığıyla bu patolojilerin tedavisi
mümkün olmaktadır. Histeroskopi lokal veya genel anestezi altında, adet kanamasından hemen
sonra yapılmaktadır. Böylece, hem rahim boşluğu daha iyi incelenmekte, hem de gebelik riski olmamaktadır.

İşlem sırasında karbondioksit gazı veya özel berrak solusyonlar histeroskop aracılığıyla rahim
boşluğuna enjekte edilmekte, böylece, kavite genişlemekte, kan ve mukus temizlemekte ve rahim
boşluğu daha iyi gözlenmektedir. Histeroskopi genellikle laparoskopi ile aynı anda kombine olarak
yapılmaktadır.

Karın içinin değerlendirilmesi

Laparoskopi kısırlık nedenlerinin araştırılmasında çok önemli yeri olan ve genellikle en sona
bırakılan bir tanı yöntemidir. Tüp filmi çekildiğinde tubaların dış kısmındaki yapışıklıkların ve
kısırlık nedeni olabilen endometriozisin (rahim içini döşeyen endometrium tabakasının başka
yerlerde bulunması) tanısını koymak mümkün olmamaktadır. Işıklı bir teleskop olan Laparoskop ile
rahim, tüpler, fimbrialar, yumurtalıklar, karın içindeki diğer organlar izlenebilir ve tüplerin açık
olup olmadığı tespit edilebilir. Bu işlem sırasında deneyimli cerrahlar tarafından yapışıklıkların
açılması ve bazı operasyonların gerçekleştirilmesi mümkündür. Laparoskopi genel anestezi altında
yapılır. Göbek çukurundan 1 cm’lik bir kesi yapılır ve özel bir iğne ile karın boşluğuna laparoskop
için uygun boş saha yaratmak amacıyla CO2 gazı verilir. Daha sonra laparoskop kesi yerinden karın
içine yerleştirilir. Tanı için yapılan laparoskopi genellikle 1/2 saat sürmektedir. Kesi yerine konulan
birkaç dikiş kendiliğinden eriyerek kaybolur. Hasta aynı gün ameliyattan birkaç saat sonra evine
gidebilir. Ameliyat sonrası ilk günlerde hafif boğaz ağrısı karbondioksit gazına bağlı omuz ağrısı ve
karında hassasiyet görülebilir. Bu yakınmalar birkaç gün içinde kaybolacaktır. Laparoskopi sonrası günlük işlerinizi uygulayabilirsiniz.

Yumurtlamanın İlaçlarla Uyarılması

Yumurtlama ile ilgili problemler kısırlık nedenlerinin %20 ile %25’ini oluşturmaktadır. Son yıllarda
kısırlık tedavisinde en başarılı sonuçlar, yumurtlamanın uyarılmasıyla alınmaktadır. Bu ilaçların
kullanımı bu konuda bilgili ve tecrübeli bir hekim tarafından yapılmalı sonuçları yan etkileri ve
muhtemel komplikasyonları yakın bir şekilde takip edilmelidir. Tedaviye başlamadan fizik muayene ve bazı kan testleri gerekebilir.
Aşağıda yumurtlamayı uyarmak amacıyla kullanılan ilaçların kullanış biçimi, yan etkileri,
komplikasyonları ve tedavinin başarı şansları hakkında özet bilgi verilmiştir.

hamilelikte Klomifen Sitrat ilaçları
hamilelikte Klomifen Sitrat ilaçları

Klomifen Sitrat

Klomifen ağızdan tablet şeklinde kullanılan ve kan östrojen seviyeleri
normal olan hastalarda seçilmesi gereken bir ilaçtır. Östrojen hormonuna çok benzer yapıda bir
ilaçtır ve beyindeki hipofiz bezinden, follikül stimule edici hormonun stimüle edilmesine ve
dolayısıyla yumurta gelişiminin uyarılmasına neden olur. Tedaviye adetin 3 ile 5’inci günleri
arasında başlanır ve 5 gün süreyle günde genellikle 1 ya da 2 tablet alınır. Tedaviye cevap
alınmadığı taktirde 5 gün süreyle günde 3 tablete kadar doz arttırılabilinir. Yumurtlama ilacın
kesilmesinden 5 ile 12 gün sonra ölçülen progesteron hormonu olup olmadığı bazal vücut ısısı ve
adetin 21. Gün ölçülen progesteron hormonu ile kontrol edilmelidir.
Klomifen tedavisi ile hastaların %80 ile %90’ında yumurtlama %40’ında ise gebelik oluşmaktadır.
Yalnız yumurtlama problemi olan, diğer tetkikleri normal olan hastalar seçildiğinde, hamilelik oranı
daha yüksek olacaktır. Gebeliklerin %6’sı çoğul gebelik (hemen hepsi ikiz) olmaktadır. Düşük ve
doğuştan anormal bebek doğurma oranında bu ilacın kullanılmasına bağlı bir artış yoktur. Klomifen
genellikle yan etkileri az olan bir ilaçtır. %10 hastada ateş basması görülebilir. Bulantı, karında
hassasiyet, başağrısı hafif depresyon, görmede bulanıklık diğer nadir görülen yan etkilerdir.
Klomifen tedavisine cevap vermeyen hastalarda human menopozal gonadotropin veya follikül
stimüle edici hormon ile yumurtlamanın sağlanması uygun olmaktadır.

Aromataz inhibitörleri
Aromataz inhibitörleri

Aromataz inhibitörleri

Aromataz inhibitörleri östrojen seviyelerini azaltan ilaçlardır. Letrozole (Femara) ve Anastrozole
(Arimidex) yumurtlama tedavisinde başarı ile kullanılmaktadır. Haplar adetin 3,4 veya 5. gününde
başlanılarak 5 gün kullanılır. Gebelik oranları klomifen ile elde edilen ile benzerdir.

İnsülin hassaslaştırıcı ilaçlar

Polikistik over sendromlu hastalarda insülin direnci ve hiperinsülinemi sık görülmektedir. Klomifen
ile çoğu PKOSlu kadın yumurtlasa da bazıları dirençlidir ve alternatif tedavi gerekmektedir. Bu
kadınların büyük bölümünde insülin direnci gözlenmektedir. Dört ile altı ay yalnız başlarına
kullanıldığında metformin (Glukofaj) PKOSlu kadınlarda düzenli yumurtlamayı ve adetleri
sağlamaktadır. Klomifen ile yumurtlamayan PKOSLu kadınların çoğu metformin ilave edildiğinde
cevap vermektedir. Gastrointestinal yan etkiler oldukça sıktır ve bulantı, kusma ve ishal
içermektedir. Karaciğer ve böbrek fonksiyonları düzenli kontrol edilmelidir. Rosiglitazone
(Avandia) ve pioglitazone (Actos) bu amaçla kullanılmaktadır.

Human Menopozal Gonadotropin
Human Menopozal Gonadotropin

Human Menopozal Gonadotropin

(HMG) kasiçi enjeksiyon yolu ile verilen potent bir
yumurlamayı stimüle edici ilaçtır. Bu ilaç normaldehipofizden salgılanan follikül stimüle edici
hormon (FSH) ve luteinize edici hormonu (LH) içerir. Yumurtalıkları direkt olarak stimüle ederek
bir siklusta birden fazla yumurta gelişmesine neden olur. HMG sıklıkla, oral ovulasyon uyarıcı
tedaviye (Klomifen gibi) cevap vermeyen, hastalarda kullanılır. Hipofiz bezi hiç çalışmayan hiç
FSH ve LH salgılamayan hastalar da bu ilaçtan fayda görüler. Tüp bebek merkezlerinde birdenfazla yumurta elde etmek için yine sıklıkla bu ilaç kullanılmaktadır. Tedaviye genellikle adetin 3 ile
5’inci günleri arasında başlanır. Başlangıç dozu genellikle 1 veya 2 ampuldür ve tedavi 7 ile 12 gün sürebilmektedir.
Tüm tedavi boyunca sık olarak ultrasonografi ile gelişen follikül büyüklüğü ve kan östrojen
seviyeleri kontrol edilir. Eğer bu testler yumurtalığın HMG tedavisinde yeterince cevap vermediğini
gösteriyorsa doz arttırılabilir. Amaç 1 veya 2 follikülün yeterli büyüklüğe ve kan östrojen
seviyelerinin uygun düzeye ulaşmasıdır. Bu noktaya ulaşıldığında yumurtlamayı sağlamak için
human korionik gonadotropin (hCG) enjeksiyonu yapılır. Eğer çok fazla sayıda follikül
gelişmekteyse aşırı stimulasyonu önlemek için hCG enjeksiyonunun yapılmaması uygun olur. Çok
yakın takibe rağmen HMG tedavisiyle %20 oranında çoğul gebelik rapor edilmektedir. Tek bir
tedavi siklusunda ortalama %15 gebelik şansı verilirken birkaç tedavi siklusundan sonra hastaların %55’inin gebe kaldığı rapor edilmektedir.
Bu tedavinin muhtemel yan etkileri, göğüslerde hassasiyet, karında şişkinlik ve ağrıdır. En önemli
yan etki ya da komplikasyon aşırı stimulasyondur. Bu durumda yumurtalıklarda aşırı büyüme, ağrı,
karın ve göğüs boşluğunda sıvı toplanması görülebilir. Bu vakaların ancak %1’inde hastanın
hastaneye yatırılması gerekir, çoğunda ise bir hafta içinde istirahat ve cinsel ilişkinin yasaklanması
ile bulgular kendiliğinden kaybolur. Daha önce de değinildiği gibi, östrojen seviyelerinin aşırı
yüksekliği ve çok fazla sayıda follikül gelişmesi durmunda hCG enjeksiyonu yapılmayarak aşırı
stimulasyon önlenebilir. Genel olarak 6 tedavi siklusundan cevap alınamadığı takdirde bu tedavinin kesilmesi önerilmektedir.

Comments

So empty here ... leave a comment!

Yaz Yazabildiğin Kadar

Sidebar