Tekrarlayan Düşüğe Neden Olabilen Diğer Faktörler

Anne Adayının Yaşı ve Düşük Nedenleri

Kadın ile erkekte üreme çağı aşağı yukarı aynı zamanda başlamasına rağmen kadınlarda bu dönem daha çabuk sonlanır.
Anne adayının yaşı ilerledikçe düzenli cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen gebelik elde edilene dek geçen süre uzar ve gebeliğin sağlıklı olarak devam etmesi zorlaşır.

Endometriozis Hastalığı Düşük Riski

Endometriozis Hastalığı

Endometriozis rahim içini döşeyen endometrium olarak adlandırılan
dokunun rahim dışında da bulunmasıdır. Endometriozis çoğunlukla yumurtalıklar, yumurtalık
kanalları (tüpler) ve rahmin dış yüzeyinde görülür. Endometrial doku adet siklusu boyunca östrojen
ve progesteron hormonlarının etkisi ile değişiklik gösterir. Hormonların etkisi ile dökülen
endometrial doku adet kanaması ile atılır. Endometriozis hastalığında rahim dışında yerleşen
endometrial dokularda da hormonal uyarılara bağlı değişiklikler görülür ve kanamalar olur, bu kan
çoğu zaman atılamadığı için birikerek etraftaki doku ve organlara zarar verir. Üreme çağındaki
sağlıklı kadınların %5’inde görülen endometriozis çocuk sahibi olamayan kadınların %35-40’ında
görülür. Endometriozis yumurtalıklar, yumurtalık kanalları ve bağırsakların birbirine yapışmasına
neden olarak normal anatomiyi bozar. Bu durum yumurtanın tüplerden geçmesini zorlaştırır. Ayrıca
endometrial dokular döllenmeyi, döllenen yumurtanın gelişmesini ve rahme tutunmasını engelleyen
faktörler salgılar. Endometriozis hastalığında karın boşluğunda bulunan organların birbiri üzerinden
kaymasını sağlayan ve periton sıvısı olarak adlandırılan biyokimyasal içeriği ve içinde bulunan
hücreler değişir. Sıvının miktarı, içinde bulunan iltihaplı hücrelerin sayısı ve prostoglandin düzeyi
artar. Bu değişiklikler yumurtalıkların ve yumurtalık kanallarının fonksiyonlarını etkiler. Son
yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar endometriozis varlığında periton sıvısının embriyolar için
toksik etkiye sahip olduğunu ve embriyo gelişimini erken safhada durdurarak düşüklere neden
olduğunu göstermiştir. Endometriozis hastalığı gelişen kadınların bağışıklık sisteminde de problem olduğu düşünülür.
Bu kadınlarda karın boşluğunda makrofaj adlandırılan, virüs ve bakteri gibi mikroorganizmalara
saldıran immün sistem hücrelerinin sayısının arttığı belirlenmiştir. Makrofajlar sperm, yumurta ve
embryolara zarar vererek kısırlık ve düşüklere yol açar.
Endometriozis yaralarının direkt olarak laparoskopi ile görüntülenmesi en güvenilir teşhis
metodudur. Hastanın tıbbi öyküsü endometriozisi düşündürebilir, hastanın yapılan muayenesi ile ön
tanı desteklenebilir, fakat kesin tanının konulabilmesi için endometriozisin direkt olarak
görüntülenmesi gerekir. Laparoskopi ile teşhis edilen endometriozis odakları aynı seansta tedavi
edilebilir. Cerrahi tedavi ve ilaç tedavisi sonrasında düşük görülme ihtimali azalır.

Trombofili düşüğe etkisi

Trombofili

Gebelik süresince anne adayının rahminde ve plasentada pıhtı oluşması engellenir.
Pıhtılaşmayan kan serbestçe dolaşır. Bazı anne adaylarında bu mekanizmada bozukluk olur ve
bebeği besleyen kan pıhtılaşır. Kanın pıhtılaşma eğiliminin artmasına trombofili denir.
Antifosfolipid antikorları, Lupus antikoru, Protein C ve S düzeyleri, APTT, PT, PTT olarak
adlandırılan testler yapılarak trombofili tanısı konur. Düşük sonrasında plasental dokunun patolojik
olarak incelenmesi ile pıhtılaşma problemi belirlenebilir.
Tromboflebit tanısı konan anne adaylarının gebelik öncesi dönemde aspirin ve heparin tedavisine
başlanmalı ve tedaviye gebelik süresince devam edilmelidir.

Travma Sonrası Düşük

Karnın alt bölgesine gelecek olan direkt darbeler rahme ve plasentaya (bebeğin eşine)
zarar vererek düşüklere neden olur. Bunun dışında vücudun başka bölgelerine olan travmaya bağlı
kan kaybı, şok ve kalp durması da düşüğe yol açar. Herhangi bir nedenle 12. gebelik haftasından
önce karın bölgesinde yapılacak olan ameliyatlar rahmin kasılmasını arttırarak düşüğe neden olabilir.

düşük yapmanın sebepleri

Stres Düşüğü Tetikler

Stresin infertilite ve düşükler ile ilişkisinin olduğu düşünülmektedir. Anne adaylarına
psikolojik destek verilmesi üreme sağlığını olumlu etkiler. Beyinde üreme hormonlarının üretimi
kişinin stresli olduğu dönemlerde bozulur. Bazı çalışmalar uzun süren stresin, bebeğe giden kan
akımını azalttığını göstermiştir.

doğuma hazırlık egzersizleri

Egzersiz

Gebeliğin ilk 3 aylık döneminde gebelik öncesinde yapılan hafif egzersizlere devam
edilmesinde sakınca yoktur. Vücut ısısında yükselmeye neden olacak ağır ve uzun süreli
egzersizlerden kaçınmak gerekir. Gebeliğin ilk haftalarında vajinal kanama veya lekelenmesi olan
anne adaylarının egzersiz yapmaktan kaçınmaları gerekir.

kötü cinsel yaşam düşük riskini arttırır

Cinsel Yaşam

Normal gebeliklerde cinsel aktivitenin kısıtlanmasına gerek yoktur. Tekrarlayan
düşük öyküsü, vajinal kanama, lekelenme ve kasık ağrısı şikayeti olan anne adaylarının ilk
haftalarda cinsel aktivitelerini sınırlamaları önerilir. Meninin yüksek düzeyde içerdiği prostoglandin
kasılmaya yol açarak düşüklere neden olabilir. Çiftlere cinsel ilişki sırasında kondom kullanmaları
önerilir.

hamilelikte beslenme

Beslenme

Çiftlerin sağlıklı beslenmesi yumurta ve sperm kalitesini ve döllenmeyi etkiler. Gebelik
öncesi dönemden itibaren temel besin gruplarının hepsinden her gün alınmasına, günde 3 öğün
yemek yenmesine ve kalsiyum, demir, folik asit gibi.

gebelikte ilaç kullanımı

Kullandığınız ilaçlar

Aspirin, antihistaminikler ve diyet tabletleri gibi günlük ilaçlar dahil olmak üzere kullandığınız
ilaçlar sorgulanacaktır. Bazı ilaçlar, bebeği etkileyebilmektedirler ve dolayısıyla gebelik boyunca alınmamalıdır.

doğum kontrolünün zararları

Doğum Kontrolünün Durdurulması

Gebe kalmayı planlayan bir kadının aylar öncesinden doğum kontrolünü durdurması gerekir Doğum
kontrol metotları değişik olmasına karşın âdetlerin düzenli ve periyodik hale gelmesi belli bir
zaman almaktadır. Metotların biri diğerinden daha etkili olabileceği için doğum kontrolü sırasında
bir kadın gebe kalabilir. Çoğu olguda gebe kalan kadın doktoruyla bağlantı kurarsa bu durum bir problem oluşturmamaktadır.
Doğum kontrol hapları, kadınlar tarafından en çok kullanılan do ğum kontrol metodudur. Doğum
kontrol haplarını almayı kestiğiniz zaman belli bir süre âdet periyotlarınız dengesiz olabilir. Bu da
sizin gebe kalabilmeniz için en uygun zamanı tespit etmede birtakım zorluklar çekmenize ve gebe
kalmanız için zaman kaybetmenize ne den olmaktadır. Düzensiz periyotlar sizin gebe kalma
zamanınızı tam doğru tespit etmeyi güçleştirmektedir. Doğum kontrol haplarının kullanılması
doğumsal bozukluklara neden olmayacağı gibi, bu ilaçları cinsel ilişkiden ne kadar yakın bir süreye kadar kullandığınız da önemli değildir.
Vücudun herhangi bir yerine yerleştirme ve enjeksiyon gibi diğer hormonal doğum kontrol
yöntemleri de gebe kalmayı geciktirebilmektedir. Eğer implant (vücudun herhangi bir yerine
yerleştirilerek yapılan doğum kontrol yöntemini) kullanıyorsanız ve gebe kalmaya karar vermişseniz doktorunuzun implantı çıkarması yeterlidir.
Eğer gebeliği önlemek için rahim içi araç (RIA)* kullanıyorsanız, birleşme öncesi RİA’ı
çıkartmalısınız. RIA, spermin (erkek cinsiyet hücresi) kadın yumurtasıyla (ovum) birleşmesini önlemektedir. RIA yerinde olsa bile gebelik oluşabilmektedir.
Eğer bazı ilaçlar kullanıyorsanız, gebe kalmadan önce bu ilaçların yerine aynı etkiyi gösteren başka
ilaçlara geçmeniz gerekebilir. Doğum kontrol hapları alıp almadığınız size sorulacaktır.
Kullandığınız ilaçlarla beraber gebelik öncesi görüşmeye gitmeniz iyi bir fikirdir.
Kullandığınız ilaçlarla ilgili olarak size şunlar sorulabilir

1. Sakinleştirici ya da ağrı kesiciler alıyor musunuz?
2. Yasa dışı ilaç kullanıyor musunuz?
3. Alkol kullanıyor musunuz?
4. Sigara kullanıyor musunuz? Günde kaç paket?

Yaşam Tarzınız Düşüğü Önleyebilir

hamilelikte beslenmenin önemi

Gebelikte Diyet

Gebelik öncesi doğru beslenme, bebeğiniz ve sizin ihtiyaç duyduğunuz gıdaların düzenli olmasına
katkıda bulunacaktır. Dengeli bir diyet, tüm hayatınız boyunca iyi bir sağlığın temel parçasıdır.
Gebelik sırasında diyet daha da önem kazanmaktadır. Aldığınız gıdalar, bebeğinizin besinlerinin
temel kaynağını teşkil etmektedir. Bebek geliştikçe, vücudunuza yeni yükler yüklemekte ve daha
çok gıdaya ihtiyaç duymanıza neden olmaktadır. Sağlıklı bir diyet izlerseniz, ihtiyaç duyduğunuz
fazla kaloriyi gebelik boyunca yapacağınız küçük değişikliklerle elde edebilirsiniz.

Hamilelikte Özel ihtiyaçlar

Gebelik öncesinde, diyetinizde bulunması gereken ihtiyaçlarınız olabilir. Bazı faktörler
vücudunuzun gıdaları nasıl kullanacağını etkilemektedir. Aşağıdaki faktörler sizde bulunuyorsa
doktorunuza başvurun çünkü diyetinizde bazı değişiklikler yapmaya ihtiyaç duyulabilir.

1. Katı kurallarla sınırlı vejetaryen bir diyet kullanıyor musunuz?
2. Genel olarak uzun mesafeli koşular ya da ağır egzersizler yapıyor musunuz?
3. Perhiz yapıyor musunuz? (Oruç tutuyor musunuz?)
4. Kilo vermek için takıp ettiğiniz bir diyet var mı?
5. Hiç kansızlık şikayetiniz oldu mu?

Folik asit, nöral tüp bozuklukları (neural tube defects) diye adlandırılan doğumsal bozuklukları
önleyebilmektedir. Amerikan Halk Sağlığı Servisi, nöral tüp bozukluklarını önlemek için bütün
çocuk doğurma yaşındaki kadınların günde 0,4 mg. folik asit almalarını önermektedir. Folik asit, bir
vitamin olarak alınabileceği gibi, ekmek, fasul ye ve lifli koyu yeşil meyvelerden de alınabilir.
Geçmiş herhangi bir gebeliğinde nöral tüp bozukluğu bulunan bir bebeği olan annenin gelecek
gebeliğinde de bu bozukluğun oluşma riski artmaktadır ve bu kadınlarla normal kadınlara tavsiye
edilen folik asitin (0,4 mg.) 10 katı kadar almaları önerilmektedir. Böyle kadın lar, gebelikten önce 1
ay ve gebeliğin ilk 3 ayında günde 4 mg. olmak üzere folik asit almaları gerekmektedir.

hamilelikte kilo kazanımı

Kilo

Uygun bir kilonun sağlanması, iyi bir sağlık için çok önemlidir. Doğru yeme alışkanlığı ve orta
derecede egzersiz, gebelik öncesi ve ge belik de dahil olmak üzere sağlıklı bir vücudun
oluşturulması ve sağlıklı bir kilonun korunması için önem taşımaktadırlar. Fazla ki lolu olmak bir
sağlık sorunudur. Gebelik sırasında fazla kilolu olmak yüksek tansiyon ya da şeker hastalığına
neden olabilmektedir Aşırı şişmanlık, gebelik sırasında kalbe eklenmiş yeni bir yük niteliğindedir
Normalden düşük kilolu kadınlar ise düşük tartılı bebekler dünyaya getirme eğilimindedirler. Bu
sebepler doğum sırasında ve doğum sonrasın da diğer dönemlere oranla daha fazla problem oluşturmaktadırlar.
Yağ, enerjinin depolandığı bir formdur. Eğer bir diyet aşırı kalori içeriyorsa bu yağ olarak depo
edilmektedir. 450 gr kilo vermek için 3500 kalori kaybetmek gerekiyor.
Vücut ağırlığı her zaman vücut yağının miktarını belirlemede en iyi ölçü değildir. Bir kişi egzersiz
yaparsa yağ kaybederek yağdan daha ağır olan kaslı bir yapıya ulaşabilir. Dolayısıyla fizikî olarak
formda olan bir kişinin kilosu normalden fazla olsa bile yağ oranı düşük olabilir. Buna karşın aktif
olmayan bir kişi, formda bir kişinin kilosuna sahip olsa da bu kişi kastan daha çok yağ oranına
sahip olacaktır. Genel olarak bir kadın için toplam vücut ağırlığının % 20-25’ının yağ olması normaldir.
Aşağıdaki tablo boy ve yaşa göre normal kilo değerlerini göstermektedir.

Erişkinler için önerilen kilo değerleri
Kilolar1), pound (450 gr) olarak belirtilmiştir.2)
Boy<3) 19-34 yaş >35 yaş
5’0″ 97-128 108-138
5’1″ 101-132 111-143
5’2″ 104-137 115-148
5’3″ 107-141 119-152
5’4″ 111-146 122-157
5’5″ 114 150 122 157
5’6″ 118 155 130 167
5’7″ 121-160 134-172
5’8″ 125 164 138 178
5’9″ 129-164 142-183
5’10” 132-174 146-188
5’11” 136-179 151-194
6’0″ 140-184 155-199

(1) Kilo, elbisesiz değerlen ifade eder
(2) Yüksek kilolar, daha çok kemik ve kas yapısına sahip olan erkekleri genel olarak ifade etmektedir Düşük değerler ise daha az kemik ve kasa sahip olan kadınları ifade etmektedir
(3) Boy ayakkabısız değerleri ifade eder

Gebeyken ya da gebelik planı öncesinde kilo vermeye çalışmamak en iyisidir. Kilo verdirici bir diyet, sizin ve bebeğinizin ihtiyaç duyduğu gıdalardan mahrum kalmanıza neden olabilir. En iyisi gebe kalmadan önce sağlıklı bir kiloya ulaşmayı sağlamaktır.

gebelikte egzersiz yapmak

Egzersiz

Hayatın herhangi bir döneminde sağlıklı olmak uygun bir diyeti ve yeterli egzersizi gerektirir.
Gebelik boyunca hangi spor ve egzersizleri yapacağınız sağlığınıza ve kısmen de gebelik öncesinde ne kadar aktif olduğunuza bağlıdır.
İdeal olarak, gebe olmadan önce düzenli rutin bir egzersiz takip etmeli ve formunuzda olmalısınız.
Bir egzersiz programına başladığınız zaman kalp ve akciğer fonksiyonlarını mı yoksa vücut
kaslarını mı daha iyi hale getirmeye çalıştıracağınıza ya da her ikisini demi gerçekleştireceğinize karar vermelisiniz. Sonra hedefinizi gerçekleştirebileceğiniz bir egzersiz programını seçmelisiniz.
Hareketli olmaya alışık değilseniz bir egzersiz programına yavaş yavaş başlamalısınız.
En iyi çalışmayı elde etmek, kalp ve akciğer fonksiyonlarını güçlendirmek için ideal kalp frekansını
yakalayıncaya kadar egzersize devam etmelisiniz.

İdeal Kalp Hızı

Kalp çalışma frekansını kontrol etmek için, çene altında boynun yüz tarafında ya da el bileği
kenarındaki damarları hissederek nabzınızı sayabilirsiniz. Egzersizden sonra ilk 10 saniyede
nabzınızı sayınız. Çıkan rakamı dakikadaki kalp atış sayısını bulmak için 6 ile çarpın…
İdeal kalp hızını bulmak için yaşınıza en yakın yaş kategorisini bulun ve karşısındaki rakamı işaretleyin.
Bu rakamlar genel rehber olarak kullanılmak üzere hazırlanmış ortalama değerlerdir ve gebe kadında kullanılmamalıdır.

Gebe olmayan kadın için ideal kalp hızı

Yaş Ortalama kalp maksimum kalp atım sayısı
20 120-160 200
25 117-156 195
30 114-152 190
35 111-148 185
40 108-144 180
45 105-140 175
50 102-136 170
55 99-132 165
60 96-128 160
65 93-124 155
70 90-120 150

Her egzersizinize kısa bir yürüyüş ya da 5-10 dakika hafif bir egzersiz yaparak başlamalısınız.
Isınma hareketlerinden sonra 20-30 dakika ideal kalp frekansına kadar egzersize devam edin.
Egzersize kalp hızınızın normal düzeye yavaş yavaş inmesini sağlamak için en az 10 dakikalık hafif bir egzersizle son verin.
Kas gücünüzü korumak ya da kalbinizi güçlendirmek için haftada en az 3 defa egzersize ihtiyaç
duyacaksınız. Bazı insanların kasları her gün yapılan sıkı bir egzersizin altından kalkamayacağı için, egzersizin her gün yapılması zorunluluğu yoktur. Günaşırı yapmak ideal gözükmektedir. Fakat önemli olan yıl boyunca rutin egzersize devam edilmesidir. Eğer 6-8 hafta egzersize ara verirseniz, çalışmalarınıza yine yavaş yavaş başlamak zorundasınız.

gebelikte alkol ve sigara

Madde Kullanımı

Tütün, alkol ve yasadışı ilaçların kullanılması bağımlılık yapmak la beraber kendinize ve bebeğinize
zarar vereceklerdir. Bu maddeler bebek organlarının oluşum döneminde onlara hayat boyu devam
edecek hatta bebeğinizi öldürecek düzeyde kötü etki gösterebilirler. Yazılan reçetelerin kurallara uygun kullanılmaması da yine fetuse zarar verecektir
Bu maddelerin kombine bir şekilde kullanılması (ki çoğu zaman böyledir) daha tehlikelidir. Kendi sağlığınız ve bebeğiniz için tutun, al kol ve yasadışı ilaçlar kullanmayı kesmeli veya en azından azaltmalısınız.
Bir alışkanlığı terk etmek zaman ve sabır ister Bu özellikle, alışkanlığınız uzun sureden ben varsa
daha da geçerlidir. Paniğe kapılmayınız ve doktorunuza müracaat ederek bırakma yollarını
araştırarak tedavi gruplarına katılınız Bırakma kararınız en zor şeylerden bir tanesi olacaktır. Fakat buna değer.

Çevre

Çevrede ya da çalışma ortamında kullanılan birtakım maddeler bir kadının gebe kalmasını
önleyebilir yada bebeğine zarar verebilir. Ge be kalmayı planlıyorsanız, çalışma ortamına ve
çevrenize bir göz atmanız iyi bir fikir olacaktır. Eğer size zarar verebilecek madde bulursanız, onu
önleyici adımlar atabilirsiniz. Yine de çevredeki birçok kimyasal maddenin etkilen bilinmemektedir.
Bir işi kabul etmeden önce, patronunuzdan toksik ve kimyasal maddelere, radyasyona maruz kalıp
kalmayacağınız hakkında bilgi alın. İşe başladıktan sonra, bazı özel maddelere ne kadar maruz
kaldığınızı personel ofisi görevlileriyle ya da sendika temsilcileriyle tartışınız.
İnsanın göremeyeceği dalgalar tarzında yayılan bir enerji formu olan radyasyon, birçok iş alanında
kullanılmaktadır. Aynı zamanda radyasyon, hastalıkların teşhis ve tedavisinde X- ışınları olarak da
kullanılmaktadır. Yüksek düzeyde radyasyona maruz kalmak erkek ve dişide üreme
fonksiyonlarında azalmaya neden olmakta ve gebe bir kadının bebeğine de zarar vermektedir.
Hastanede ya da endüstride radyasyona maruz kalan ve gebeliği planlayan bir kadın, ayda bir ne
kadar radyasyona maruz kaldığını ölçtürmelidir. Bir göğüs filmi esnasında alman radyasyon
miktarı, üreme ye ya da bebeğe zarar vermez. Kanser gibi bir hastalığın tedavisinde kullanılan radyasyon miktarı fazla olduğu için zararlı olabilir.
Kurşun, çeşitli çözücüler, böcek ilaçları ya da diğer kimyasal maddeleri, eşinizin spermlerini
öldürerek ya da onlara zarar vererek üreme fonksiyonunda azalmaya neden olabilirler. Kadının
aksine er kek, hayatının büyük bir kısmında her gün yeni sperm yapabilmektedir. Dolayısıyla erkek üreme sistemine büyük bir zarar verilmediği taktirde zararlı maddeyle temas biter bitmez erkek kısa bir sure sonra yeni sağlıklı sperm yapma kabiliyetini kazanabilmektedir.

Enfeksiyon ve düşük

Enfeksiyon

Enfeksiyonlar, hem bebeğe hem de anneye zarar vermektedirler. Gebelikte bazı enfeksiyonlar
bebekte çok ciddî bazı doğumsal anomalilere ve hastalıklara sebep olabilmektedir. Bazıları
aşılamayla önlenebilir. Kızamık, kabakulak, tetanoz, çocuk felci, kızamıkçık gibi aşısı olan bazı
hastalıklara karşı doktorunuzdan aşı yapmasını isteyebilirsiniz.
Çocukluk döneminde bunlara karşı aşılı olmuş olsanız bile şu anda bunlara karşı dirençli olmayabilirsiniz.
Eğer gebelikten önce aşılanırsanız bu hastalıklara karşı korunmuş olursunuz. Eğer aşı olmak
isterseniz birleşmeden en az 3 ay önce olma lısınız. Bu zaman diliminde doğum kontrolü uygulamalısınız. Eğer ül kemizde bulunmayan enfeksiyonların bulunduğu bir ülkeye seyahati planlıyorsanız bu hastalıklara karşı aşıya ihtiyaç duyabilirsiniz. Eğer doğum kontrolü
uygulamıyorsanız, gebelik boyunca muhtemel etkilen hakkında doktorunuzdan bilgi alabilirsiniz.
Gebelik boyunca zararlı olan diğer bir enfeksiyon grubu da cinsel dışkı yoluyla geçen hastalıklardır.
Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların birçok tıpı olduğu gibi hem gebe kalmanızı engelleyebilmekte
hem de bebeğinize zarar verebilmektedirler, insan ımmun yetmezliği vırusu (HIV), üreme
organlarındaki herpes hastalığı, bel soğukluğu (gonore) ve kılamıdya, cinsel yolla geçen ahastalıklardan sadece birkaçıdır.
Kondom (prezervatif) ve sperm öldürücüler gibi bazı doğum kont rol yöntemlerinin kullanılması
cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma riskini azaltmaktadır. Gebe kalmaya çalışan bir kadın
hiçbir doğum kontrol yöntemini kullanmayacağı için cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma
riski daha yüksek olacaktır. Bu durum özellikle birden çok kişiyle ilişkiye girenler için çok daha geçerlidir.
Cinsel yolla geçen bir hastalığa yakalandığınızı düşünüyorsanız hemen doktorunuza gidip test
yaptırabilir ve tedavi olabilirsiniz. Eşinizin de mutlaka tedavi olması gerekir ve tedavi tamamlanana kadar cinsel ilişki asla olmamalıdır.

Geç yaş gebeliği

30 ya da 30 yaşın üzerindeki kadınların çoğu sağlıklı olarak gebe kalabilmekte ve sağlıklı bebek
sahibi olabilmektedirler. Buna karşın bu kadınlarda bazı sorunlar oluşmaktadır. Yaşlarının gebe
kalabilmelerine etki edip etmeyeceği, bebeklerinin kendi sağlıklarını ne derece etkileyeceği
konusunda endişeli olmaktadırlar. Gebe kalmak isteyen bir kadın için “güvenli değildir”
diyebileceğimiz kesin bir yaş sınırının olmamasına rağmen bu bayanlarda bazı özel durumlar 25
için dikkatli olunmalıdır. Bir kadının üreme fonksiyonu 30 yaş ve üzerine yaklaştıkça zamanla
olarak azalmaktadır. Bundan dolayı bu yaştaki kadınlarda gebe kalabilme epey bir zaman almaktadır. Üreme çağındaki tüm kadınlar koruyucu hekimliğin bir parçası olarak aşı olmalıdırlar.

1. Tetanos-Difteri (idame aşı her 10 yılda bir)
2. Kızamık, kızamıkçık ve kabakulak
3. Hepatit B aşısı
4. Pneumokok aşısı (zatürre mikrobuna karşı)

Kadın yaşlandıkça bazı sağlık ve doğumla ilgili problemler daha sık oluşmaya başlamaktadır.
Gebelik kadının bünyesine yeni yükler yüklediği için, gebelik sırasında bu problemlerle beraber komplikasyonların gelişme riski de artmaktadır. Bu kadınlar doktora daha sık ihtiyaç duydukları gibi bazı özel testlerin yapılması için has tanede yatmak zorunda da kalabilirler.
Yaşlı kadınlar için başka bir sorun da, doğumsal anomali oluşma sı riskidir Bazı doğumsal
anomalilerin oluşma olasılığı ilerleyen yaşla birlikte artmaktadır. Fakat 30 yaşına kadar bu oran düşüktür. 35 yaş ve daha büyük kadınlar için genetik hastalıklar ve diğer sağlık problemleri için test yaptırmaları önerilmektedir.
Bu faktörler birer risk olmalarına karşın yaşlı bir kadın normal ve sağlıklı bir bebeğe sahip olabilir.
Önemli olan bu risklerin farkında olmak ve doktorla gebelik planını tartışmaktır. Böylece özel
bakım gerektiren durumlara karşı uygun tıbbî bakımın sağlanmasından emin olunmuş olur.

Bölümle İlgili Sorular

  1. Bende ya da ailemin herhangi bir üyesinde kalıtsal (ırsî) olabilecek bir rahatsızlık var mı?
  2. Gebeliğe hazırlık için kilo almaya ya da vermeye ihtiyaç var mı?
  3. Yaşam tarzımda herhangi bir değişiklik yapmalı mıyım?
  4. Aldığım ilaçlar gebeliğim sırasında herhangi bir sonuca neden olabilir mı?
  5. Şu anki egzersiz programıma devam edebilir mıyım?
  6. işim beni gebelik sırasında zararlı şeylerle karşı karşıya getiriyor mu?
  7. Gebe kalmadan önce herhangi bir bulaşıcı hastalığa karşı aşı olmalı mıyım?

Comments

So empty here ... leave a comment!

Yaz Yazabildiğin Kadar

Sidebar